Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/7860
Karar No: 2018/1341
Karar Tarihi: 08.02.2018

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2017/7860 Esas 2018/1341 Karar Sayılı İlamı

10. Ceza Dairesi         2017/7860 E.  ,  2018/1341 K.

    "İçtihat Metni"

    Adalet Bakanlığı"nın, 28/11/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 12/12/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- 21/10/2012 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle sanık hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli ve 2013/481 esas, 2013/777 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
    2- Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edilerek, İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı kararı ile sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"la 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
    Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, her ne kadar mahkemesince sanık hakkında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği ve sanığın savunmasının alınmasının sonuca etkili olmayacağı gerekçeleriyle, sanığın savunmasının alınması yönündeki ara karardan dönülerek mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” şeklindeki 193/2. maddesi ile “(1)Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki 195/1. maddesinde belirtilen ayrık durumların somut dava dosyasında gerçekleşmediği ve usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
    C) Konunun Değerlendirilmesi:
    Sanık hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı sırasında, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının mahkemesine bildirilmesi üzerine, mahkemece aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca yargılamaya devam edildiği, ancak “sanık hakkında 6545 sayılı Kanun"la 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği ve bu nedenle sanığın savunmasının alınmasının sonuca etkili olmayacağı” gerekçeleriyle, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de,
    Öncelikle, mahkemece sanık hakkında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin görüşe gerekçe olarak gösterilen 6545 sayılı Kanun"la 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenlemenin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, zira sanık hakkında daha önce İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ancak sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığı, bu durumda sanık hakkında 6545 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal imkan bulunmadığı, her ne kadar mahkemece “sanık hakkında verilen ilk tedavi ve denetimli serbestlik kararına ilişkin yargılama esnasında sanığın savunmasının alınmadığı için bu kararın yok hükmünde olduğu ve bu nedenle sanık hakkında daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış sayılacağı” gerekçesine dayanılmış ise de, mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir kararın her hangi bir yasa yolu incelemesinden geçmeden mahkemenin kendisi tarafından yok sayılamayacağı, tedavi ve denetimli serbestlik kararının usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edildiği ve herhangi bir kanun yolu başvurusu olmaksızın kesinleştiği,
    Bu açıklamalar ışığında, somut olayda 6545 sayılı Kanun"un yürürlüğe girmesi ile birlikte sanık hakkında uygulanması gereken kanun maddesinin 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası olduğu, bu fıkrada yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında yargılamaya devam edilmesi, ancak CMK’nın 147-191 maddeleri uyarınca sorgusu yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, esaslı bir usul hatası yapılarak sanığın hiç bir aşamada savunması alınmadan mahkumiyetine ve 6545 sayılı Kanun"la 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle ve değişik gerekçe ile yerindedir.
    D) Karar :
    Açıklanan nedenlere göre, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun"la 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi