10. Ceza Dairesi 2017/636 E. , 2018/1303 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (sanık ... hakkında)
b) Uyuşturucu madde ticareti yapma (Diğer sanıklar hakkında)
Hüküm/Karar : a) Sanık ... ve ... hakkında: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
b) Diğer sanıklar hakkında: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
Temyiz incelemesi, sanık ... müdafiinin isteği üzerine duruşmalı, sanıklar ... ve .... müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin, süresinden sonra olması ve hükmolunan cezaların süresine göre, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"nın 318. maddesinin 1.fıkrası ile 5271 sayılı CMK"nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek, sanıklar ... ve ... ile diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Her ne kadar, ... ve ... tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş iseler de; usulüne uygun olarak sanıkların yüzüne karşı tefhim edilen hükümlere yönelik herhangi bir temyiz talepleri bulunmadığından sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler temyiz incelemesi dışında tutulmuştur.
A) Sanıklar ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarına yönelik kanun yolu isteklerinin incelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK"nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, sanık ..."ın temyiz talebi ve Cumhuriyet savcısının sanık ... aleyhine temyiz talebi, itiraz niteliğinde kabul edilerek Tokat Ağır Ceza Mahkemesi"nin 19.09.2014 tarihli 2014/59 esas ve 2014/236 karar sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek itiraz mercii olan Zile Ağır Ceza Mahkemesi"ne gönderildiği; Zile Ağır Ceza Mahkemesi"nin 02.10.2014 tarihli 2014/1221 değişik iş sayılı kararı ile Cumhuriyet savcısının sanık ... aleyhine itirazları ile sanık ..."ın itirazları reddedilerek, sanıklar ... ve ... hakkındaki kararların kesinleştiği anlaşıldığından, bu sanıklar yönünden dosyanın incelenmeksizin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na İADESİNE,
B) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...., ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Koşulları oluşmadığı halde, sanıklar ..., ..., ... ve .... hakkında TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması, yine sanık ..."nın TCK"nın 37. maddesinde düzenlenen ""fail"" konumunda bulunduğu gözetilmeden cezasından TCK"nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile sanıklar ..., ..., ... ve .... yönünden eleştiri ve aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilirken TCK"nın 54. maddesinin 4. fıkrası yerine, 1. fıkrası ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un müdafileri ile sanıklar ...., ... ve ...’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu durumların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK"nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1- TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2- Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin 3 numaralı bendinde yer alan ilk “54/1” ibaresi ile 4 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan “54/1” ibareleri çıkarılarak yerlerine “54/4” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklulukta geçen süreye göre sanık ... hakkındaki salıverilme isteğinin reddine,
C) Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Uyap üzerinden yapılan sorgulamada;
1- İddianamede 8. olay olarak anlatılan 02.06.2013 tarihli olay nedeniyle ... hakkında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne açılan 2013/228 esas sayılı davada 09.10.2013 tarihinde 2013/260 karar numarası ile mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın Dairemizin 14.05.2014 tarihli 2014/2755 esas ve 2014/3821 karar sayılı ilamı ile “Sanığın, nakletmek için kendisine uyuşturucu maddeyi teslim ettiklerini söylediği ... ve ... hakkında bu olayla ilgili olarak soruşturma yapılıp yapılmadığı, soruşturma açılmış ise soruşturmanın sonucunun araştırılması, dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konması, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,” gerektiğinden bahisle bozulduğu; bunun üzerine Uşak 2 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.07.2014 tarihli 2014/120 esas ve 2014/187 karar sayılı mahkûmiyet hükmünün ise Dairemizin 10.04.2015 tarihli 2015/1419 esas ve 2015/30889 karar sayılı ilamı ile “Sanığın, ... plaka sayılı araç ile suç konusu uyuşturucu maddeyi naklettiği sırada yakalanması sonrası alınan savunmalarında, uyuşturucu maddenin sahibinin ... ve ... olduğunu söylediği, yapılan araştırmada adı geçenler hakkında, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 2013/1472 ve 2014/462 soruşturma numaralı iddianameleri ile “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kamu davası açıldığı anlaşıldığından, uyulmasına karar verilen bozma ilamında da belirtildiği üzere derdest ise davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise bu dosya içine konulması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması yerine, eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,” gerektiğinden bahisle bozulduğu, bozma sonrası 2015/145 esas numarasını aldığı ve halen derdest olduğu,
2- İddianamede 16. olay olarak anlatılan 18.09.2013 tarihli eylem nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.01.2014 tarihli 2013/116507 soruşturma, 2014/3960 esas ve 2014/156 iddianame sayılı iddianamesi ile ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davanın, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2014 tarihli 2014/45 esas ve 2014/318 karar sayılı ilamı ile Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/68 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği,
Aynı eylem nedeniyle, ayrıca Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.01.2014 tarihli 2013/35477 soruşturma, 2014/696 esas, 2014/81 iddianame sayılı iddianamesi ile, 6. olay olarak anlatılmak suretiyle ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 2014/68 esas sayılı davanın açıldığı ve derdest olduğu,
3- Sanığın işlediği iddia olunan 26.07.2013 tarihli eylem nedeniyle, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.05.2014 tarihli 2013/4691 soruşturma, 2014/1349 esas, 2014/104 iddianame sayılı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticarete yapma suçundan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dava
açıldığı, Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.01.2015 tarihli 2014/122 esas ve 2015/12 karar sayılı ilamının sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden Dairemizin 01.06.2015 tarihli 2015/2903 esas ve 2015/31601 karar sayılı kararı ile usulden bozulduğu, bunun üzerine verilen aynı mahkemenin 20.01.2016 tarihli 2015/138 esas ve 2016/15 karar sayılı ilamının Dairemizin 27.06.2016 tarihli 2016/1719 esas ve 2016/2015 karar sayılı ilamı ile ... ve ... yönünden onandığı, ... ve ... yönünden ise “Sanıklar hakkında 26/07/2013 tarihinde işlediği ileri sürülen suçtan dolayı 22/05/2014 tarihli iddianameyle temyiz konusu bu davanın açıldığı; uyap üzerinde yapılan incelemede, sanıklar hakkında 17/09/2013 tarihinde işlediği ileri sürülen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu nedeniyle ise İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi"ne 29/01/2014 tarihli iddianame ile 2014/45 esas sayılı davanın açıldığı ve Mahkemece 11.06.2014 tarih ve 2014/45 esas, 2014/318 karar sayılı kararı ile fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle dosyanın Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2014/68 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldığından; sanıklar hakkındaki diğer dava derdest ise davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın bu dosya içine konulması, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek; bu fiillerin ayrı suçlar olup olmadığının ya da sanıklar hakkında TCK"nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,” nedeniyle bozulması üzerine, aynı mahkemenin 12.08.2016 tarihli 2016/97 esas ve 2016/126 karar sayılı ilamı ile Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/68 esas sayılı dosyası ile birleştirildiğinin anlaşılmasına göre,
Suç tarihleri de dikkate alınarak Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/145 esas ve Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/68 esas sayılı dosyalarının bu dava ile birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre; fiillerin ayrı suçlar olup olmadığının ya da sanık hakkında TCK"nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ile sanık müdafiinin duruşmadaki savunması bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
08.02.2018 tarihinde saat: 13.30"da verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...’ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Av. ..."in yokluğunda, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.