4. Hukuk Dairesi 2014/10432 E. , 2015/3236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2013
NUMARASI : 2013/35-2013/161
Davacı S.. S.. vekili Avukat Nurşen tarafından, davalılar D.. A.. ve diğeri aleyhine 13/07/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın D.. A.. yönünden kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı D.. A.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17/03/2015 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Murteza ile karşı taraftan davalı vekili Avukat Aslı geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı D.. A.."nin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı D.. A.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı D.. A.. vekilinin 04/11/2003 tarihinde Markalar Kanunu"na aykırı olarak taklit termostat üretimi yapıldığı iddiası ile şikayetçi olduğunu, davalının haksız şikayeti sonucunda 3637 adet termostat kapağı ile davacının şikayetine konu eylem ile bağlantısı olmayan 10 adet muhtelif kalıplara el konulduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi"nde Markalar Kanunu"na aykırı taklit mal üretilmediği anlaşıldığından beraatine karar verildiğini belirterek, davalının haksız şikayeti üzerine el konulan malların bedeli, yoksun kalınan kar ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı D.. A.. ise davanın zamanaşımına uğradığını, iddiaların savcılık makamınca da ciddi bulunarak bir kısım mallara el konulduğunu, davalı hakkında İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi"nde Markalar Kanunu"na aykırı davranmak suçundan ceza davası açıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında şikayeti haklı gösterecek emarelerin tespit edildiğini davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davalı D.. A.."nin şikayeti haksız bulunarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat isteminin ise el konulan malların davalı D.. A.. vekiline yediemin olarak teslim edildiği, davalı D.. A.."nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi"nin 2005/1280 esas 2006/519 karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacı S.. S.. hakkında davalı D.. A.."nin şikayeti üzerine 556 sayılı Markalar Kanunu"na muhalefet suçundan ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda marka ihlalinin ve markaya tecavüz suçunun sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, katılanın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22/04/2009 tarihli ilamı ile sanığın üzerine atılı eylemin Kanun Hükmünde Kararname ile suç olarak düzenlendiği, kanunsuz suç ve cezanın olamayacağı, sanığın eyleminin Türk Ticaret Kanunu"nda düzenlenen haksız rekabet suçunu da oluşturmayacağı gözetilerek beraat kararının onanmasına karar verildiği görülmüştür
Anılan ceza dosyası kapsamında alınan 08/08/2004, 17/06/2005 ve17/04/2006 tarihli bilirkişi raporlarında ve İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi"nin 2005/1280 esas 2006/519 kararının gerekçesinde davacı S.. S.."in, müştekiye ait markanın izinsiz olarak kullanıldığı, taklit üretim yapıldığı, logosunun izinsiz kullanıldığı yönünde tespitler yapılmıştır.
Şu halde davalı D.. A.."nin şikayetini haklı gösteren ciddi emareler bulunmaktadır. Davalının şikayetinin haksız olduğu, davacıyı zararlandırma kastı ile yapıldığının kabulü mümkün değildir. Davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacının diğer temyizine gelince;
Davacı, davalının şikayeti üzerine, şikayet konusu ile ilgisi olmayan, suç konusu olmayan mallarına el konulduğunu belirterek el konulan ve teslim edilmeyen malların bedelini de istemiştir.
Her ne kadar davalının şikayetini haklı gösterecek emareler bulunmakta ise de davacının şikayeti üzerine davacının işyerinde yapılan aramada suç konusu olmayan mallara el konulduğu da anlaşılmaktadır. Şu halde yapılacak iş; davacının işyerinde el konularak yediemine teslim edilen mallardan davacıya iade edilmeyen malların cinsleri ve özellikleri de dikkate alınarak zarar kapsamının belirlenerek hüküm altına alınmasıdır. Mahkemece bu kalem istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (3) no"lu bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (2) no"lu bentte gösterilen nedenle davalı D.. A.. yararına BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının illk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davacı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara, davalılar yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine, taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.