(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2017/4009 E. , 2021/2810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, Simav İlçesi Ihlamur Köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 28 parsel sayılı taşınmaz, irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ... ve ... ... mirasçıları adına; 135 ada 97, 98, 99, 100, 101, 102, 138 ada 28, 29, 30, 31 ve 103 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... ve ... adına; 135 ada 122 parsel sayılı taşınmaz ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tespitin iptali ile taşınmazların 1/2 payının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm, Dairemizin 20.09.2013 tarih ve 2013/7349–2013/8573 Esas-Karar sayılı ilamı ile, "dava tarihinde “gider avansı” dava şartları arasında yer almadığı halde, HMK’nın 115/2.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 132 ada 28 parsel sayılı taşınmazın payları belirtilmek suretiyle ... ve müşterekleri adına, 135 ada 122 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 135 ada 97, 98, 99, 100, 101, 102, 138 ada 28 ve 31 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, 138 ada 29 ve 103 parsel sayılı taşınmazların davacı ... Balaki adına, 138 ada 30 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına, 29, 30, 31 ve 103 parsel sayılı taşınmazların eşit paylarda davacılar ..., ... ile davalı ... adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, çekişmeli taşınmazların murisleri ... oğlu ... ...’ten intikal ettiğini ve davalı tarafın payının bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalılar ise, dava konusu taşınmazların tamamının müşterek kök muris ...’dan intikal ettiğini ve bu nedenle de miras paylarının bulunduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, haklarında kabul kararı verilen taşınmazların davacılar murisi ...’den intikal ettiği, ret kararı verilen taşınmazların ise muris ...’ye ait olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan gelip gelmediği, ...’dan intikal etmişlerse terekenin mirasçılar arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı ve davacıların murisi ...’nin taşınmazları nasıl edindiği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki Mahkemece, bu husus yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Şöyle ki; tanık ... oturum beyanında, babası ...’dan gelen taşınmazların kardeşler arasında taksim edildiğini ve kendisine düşen payı davacıların murisi ...’ye sattığını beyan etmiş olup, tanık ...’nin bu beyanı keşif mahallinde alınmadığından, bu beyanının çekişmeli taşınmazlara ilişkin olup olmadığı ve buna bağlı olarak, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan intikal eden taşınmazlar olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Öte yandan keşif mahallinde beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların müşterek muris ...’dan kalıp kalmadığı, davacıların murisi ...’nin zilyetliğinin hangi hukuki sebebe dayalı olduğu sorulmamış, soyut nitelikteki beyanlar ile yetinilerek hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların tarafların müşterek murisi ...’dan intikal edip etmediği, ...’dan intikal ediyorsa terekeye dahil taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşılmış ise paylaşımın ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların paylaşıma konu olup olmadığı, çekişmeli taşınmazlarda tarafların payının bulunup bulunmadığı, taşınmazları kimin, ne zamandan beri ve ne şekilde kullandığı, davacıların murisi ...’nin zilyetliğinin hangi hukuki sebebe dayalı olduğu sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tanık beyanları ile yerel bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı, taksime dair beyanlar dosyaya getirtilecek olan müşterek muris ... mirasçılarına ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli; beyanlar arasındaki çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı ve bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemye yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.