5. Hukuk Dairesi 2020/7813 E. , 2020/10387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ile davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, alacaklarının temini için davalı borçlunun murisinden kalan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi yönünden icra mahkemesince yetki verildiğini beyanla, ... köyü ... Mevkii ... ada, ...parsel ve Gökdere Mah. ... ada, ...parsel de bulunan gayrimenkuller üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 24.11.2016 gün ve 2015/13519 E.- 2016/12466 K. sayılı ilamı ile taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş, mahkemece davacı ... vekilinin başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesi ile 14/11/2019 tarihli karar ile başvurunun süreden reddine karar verilmiş, davacı ... vekili tarafından bu karar temyiz edilmiştir.
Davacı ...ın yargılama sırasında vefat ettiği, veraset belgesine göre mirasçılarından ... haricindeki mirasçıların mirası reddettiği, Av. ...’ın mirasçı ... vekili olarak vekaletname sunduğu ve mahkemece mirasçı ... vekili olarak duruşmalara kabul edildiği, Av. ...’ın vekaletnamesi bulunmayan, mirası reddeden ve davada taraf sıfatı bulunmayan ... vekili olarak çıkarılan gerekçeli karar tebliği esas alınmak suretiyle temyiz başvurusunun reddine karar verildiği, ancak bu tebliğin geçerli olmadığı, davada taraf ve vekaletname veren ... vekili olarak çıkarılan gerekçeli karar tebliğine göre temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin davacı ... vekilinin temyiz başvurusunun süreden reddine ilişkin 14/11/2019
tarihli kararının kaldırılmasına karar verilerek, davacı ... vekili ile davalı ...’ nın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1-Mirası reddeden mirasçıların karar başlığında taraf (davalı) olarak gösterilmesi suretiyle HMK.nın 297 maddesine aykırı ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
2-Dava; Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesinin 6. fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olup, bu madde hükmü yarınca, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak maliklerden biri, paylaşmanın, kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse, hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, aynı yasanın 12"nci maddesinde yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir. Ortak maliklerden birinin yargılamanın herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda, hakim, 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının incelenmesinde; ... ada ...parselin bahçeli kargir 4 katlı ev olarak 139/160 ..., 21/160 ... adına kayıtlı olduğu, evin ...’ ya ait olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, ... ada ...parselin tarla niteliği ile ... adına kayıtlı olduğu, maliklerin vefat ettiği, ...’nın toplam üç mirasçısının bulunduğu, bilirkişi raporunda ise ... ada ...parseldeki yapının zemin ve üç kat olduğunun belirtildiği, kaç bağımsız bölüm bulunduğunun, kullanıma elverişli olup olmadığının tespit edilmediği, yapının projesinin olup olmadığının araştırılmadığı, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış veya projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin bulunması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli (M.1) ve yapının tamamının kargir olması (M.50/2) ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Yasanın 10. maddesinin son fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolda giderilmesine karar verilebilecektir.
Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, tamamlanmış yapının fiili durumu ile onaylı projesi arasında aykırılıkların bulunması veya yapının imara uygun ancak projesiz inşa edilmesi gibi kat mülkiyeti kurulmasına engel oluşturan eksikliklerin varlığı durumunda hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmayarak, bu eksikliklerin giderilip yasal koşullara uygun hale getirilmesi mümkün ise bunun isteyen tarafa tamamlattırılması yoluna gidilmesi; ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 50.
maddesinin ikinci fıkrasına göre; bir anayapıda kat mülkiyeti kurulabilmesi için binanın tümünün kargir ve aynı zamanda tamamlanmış bulunması gerektiği hususu hüküm altına alınmış ise de Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, tamamlanmamış yapılarda, kat mülkiyetinin kurulmasını isteyen paydaşlar eksiklikleri ikmal edip binayı tamamlayacaklarını bildirdikleri takdirde mahkemece kendilerine bu işin tamamlanması için uygun bir süre verilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Yine Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, ölmüş tapu hissedarlarının mirasçılarına birlikte bağımsız bölüm verilmek suretiyle paylaştırmanın yapılabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda; ... ada ...parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı ...’ya ait olduğuna göre Kat Mülkiyeti Kanununun 54. maddesi gereğince inceleme ve değerlendirme de yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tamamlanmış yapıya ilişkin olarak; mahkemece öncelikle bilirkişi kurulundan bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölüm olup olmadığı, niteliklerinin (mesken, işyeri, depo vs. gibi) ne olduğu da açıklattırılarak davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, proje mevcut değilse, ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara veya projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması durumunda, öncelikle aykırılıkların giderilmesi daha sonra yapının fiili durumunu yansıtan projenin hazırlattırılıp, ilgili imar müdürlüğünün onayının ve buna bağlı olarak oturma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksim veya mülkiyetin tespitine ilişkin kesinleşmiş kararlar dikkate alınarak, taksim yoksa çekilecek kura ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümlerin pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kura ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri paydaşların (tanınan süreye rağmen) imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle araştırmanın tamamlanmasından sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilebilecek iken; talep eden tarafa kat mülkiyeti kurulması için gerekli işlemleri yapmak üzere süre verilmesi hususu düşünülmeden, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı ... vekili ile davalı ...’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan alınması gereken 267,80 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 121,30 TL harcın mahsubu ile kalan 146,50 TL harcın alınmasına, taraflardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve davalıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.