10. Ceza Dairesi 2017/7700 E. , 2018/944 K.
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı"nın, 10/11/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında durma kararı verilmesine dair Alaçam Asliye Ceza Mahkemesi"nin 30/10/2015 tarihli ve 2015/160-441 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile durma kararının kaldırılmasına dair Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/01/2016 tarihli ve 2016/22 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/11/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 24/01/2015 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 27/02/2015 tarihli ve 2015/64 soruşturma, 2015/6 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararının 17/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği,
2- Bu aşamada, sanığın 02/03/2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yeni bir soruşturma başlatılması üzerine, TCK’nın 191/4. maddesinde yer alan “Kişinin, erteleme süresi zarfında; ... c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/01/2015 tarihli ve 02/03/2015 tarihli suçlara ilişkin birleştirme kararı verilerek 10/04/2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı,
3- İddianamenin kabulünü müteakip yapılan yargılama sonucunda, Alaçam Asliye Ceza Mahkemesi"nin 30/10/2015 tarihli ve 2015/160-441 sayılı kararı ile, “5 yıllık kamu davasının açılmasının ertelenme süresinin, erteleme kararının sanığa tebliğinden itibaren başlayacağı, somut olayda sanığın erteleme kararı kendisine tebliğ edilmeden 02.03.2015 tarihinde yeni bir suç işlemiş olduğu, bu nedenle bu yeni suçun “5 yıllık erteleme süresi zarfında” işlenmiş olmadığından kamu davası açılma şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca “durma” kararı verildiği,
4- Bu karara karşı Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığınca “5 yıllık kamu davasının açılmasının ertelenme süresinin, erteleme kararının sanığa tebliğinden itibaren değil, erteleme karar tarihinden itibaren başlayacağı, bu nedenle sanığın yeni suçu erteleme süresi zarfında işlemiş olduğundan kamu davası açılma şartının gerçekleştiği” gerekçesiyle itiraz edildiği,
5- İtirazı inceleyen Bafra Ağır Ceza Mahkemesi"nin 08/01/2016 tarihli ve 2016/22 değişik iş sayılı kararı ile, “5 yıllık kamu davasının açılmasının ertelenme süresinin, erteleme kararının sanığa tebliğinden itibaren başlayacağı, somut olayda sanık erteleme kararı kendisine tebliğ edilmeden yani erteleme süresi başlamadan yeni bir suç işlemiş olduğundan kamu davası açılma şartının gerçekleşmediği, ancak bu durumda mahkemece durma değil düşme kararı verilmesi gerektiği” gerekçesi ile itirazın kabulüne değişik gerekçeyle kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2015 tarihli kararının O yer Cumhuriyet Başsavcılığına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 38/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmediği anlaşılmakla, Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığının 27/11/2015 tarihli itirazının süresinde olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin beş yıllık erteleme süresinin, Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı verildiği tarihten itibaren değil, erteleme kararının şüpheliye tebliğinden itibaren başlayacağı cihetle, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/01/2016 tarihli ve 2016/22 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konuyla İlgili Hukuksal Düzenlemeler:
a) TCK"nın 191. maddesi:
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
b) CMK’nın 223/8. maddesi:
Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
Ç) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında 24/01/2015 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 27/02/2015 tarihli kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararının 17/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu aşamada sanığın 02/03/2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yeni bir soruşturma başlatılması üzerine erteleme kararı kaldırılarak TCK’nın 191/4. maddesinde yer alan “Kişinin, erteleme süresi zarfında; ... c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 10/04/2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmış ise de,
Somut olayda şüpheli henüz kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine tebliğ edilmeden yani 5 yıllık erteleme süresi başlamadan 02/03/2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile hakkında yeni bir soruşturma başlatılmış olması karşısında, 24/01/2015 tarihli ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak TCK’nın 191/4. maddesinde bir "kovuşturma şartı" olarak düzenlenen "erteleme süresi zarfında;...uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma" şartının gerçekleşmediği, bu nedenle mahkemece CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına kararı verilmesinin yasaya uygun olduğunun anlaşılması karşısında, mercii Bafra Ağır Ceza Mahkemesince Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazının reddine karar verilmesi gerekirken “düşme kararı verilmesi gerektiği” gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; sanık hakkında durma kararı verilmesine dair Alaçam Asliye Ceza Mahkemesi"nin 30/10/2015 tarihli ve 2015/160-441 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne dair Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/01/2016 tarihli ve 2016/22 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.