Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/47491
Karar No: 2016/1407
Karar Tarihi: 25.01.2016

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/47491 Esas 2016/1407 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2014/47491 E.  ,  2016/1407 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile 06.05.2009 başlangıç ve 05.05.2010 bitiş tarihli olmak üzere 25.000,00 TL, 30.000,00 TL ve 80.000,00 TL bedelli 3 adet gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmelerin 8. maddesine göre davalının, sözleşme süresi içinde işyeri niteliğindeki taşınmazları kendisinin veya davacı dışında bir başkası tarafından satılması halinde hizmet bedeli olan sözleşme bedeli üzerinden alıcıdan alınması gereken % 3 komisyon ile satıcıdan alınması gereken % 3 komisyonun davacıya ait emlak ofisine ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşme süresi içinde taşınmazları kendisinin sattığını ve sözleşmeye göre alacağı olan 8.100,00. TL’yi ödemediğini, alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2010/1378 esas sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibine davalının itiraz ederek takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. 
    Davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin şifai olarak feshedildiğini savunarak davanın reddine dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davacı, simsarlık sözleşmesinden doğan komisyon bedeli ve cezai şartın tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davacı emlakçı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 520. maddesindeki (Eski BK md 404.) şartlara uygun geçerli bir simsarlık sözleşmesidir.
    Simsarlık sözleşmesi, simsar ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Öyle olunca davalı, şartların gerçekleşmesi halinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur. Davalının, davacı komisyoncuyu devre dışı bırakarak, maliki olduğu sözleşmeye konu taşınmazları sözleşme süresi içinde kendisi satıp tapuda alıcısına devir ettiği ve sözleşme hükümleri uyarınca davacının alacağı olan sözleşme bedellerini davacıya ödemediği sabittir. Sözleşmeye göre, satış bedelinin % 3’ü satıcı tarafından ödenmesi gereken simsarlık ücreti olup, bunun dışında satış bedelinin geri kalan % 3’ü oranındaki kısmının ise cezai şart niteliğinde bulunduğunun kabulü gereklidir.  
    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 182. maddesi hükmünce hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Bu hükmü hâkimin resen gözetmesi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirilmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.
    Her ne kadar Mahkemece sözleşme geçerli kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 182/son(Eski BK md. 161/son) maddesi gereğince tenkisi gerektirecek bir durum varsa bu hususun da değerlendirilmesi ve hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde cezai şartın tamamı üzerinden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi