13. Hukuk Dairesi 2015/34987 E. , 2016/1386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, bir süre sonra krediyi erken kapattığını, bu işlemler nedeniyle davalı bankanın kendisinden dosya masrafı, yapılandırma, sigorta ve erken kapama ücreti adı altında kesinti yaptığını ileri sürerek şimdilik 13.196,63 TL alacağın, yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.113,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-4077 sayılı Kanunun 10/B maddesinde “Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez” hükmü yer almaktadır. Buna göre taraflar arasında imzalanan 8.1.2010 tarihli konut finansmanı sözleşmesinin 11. maddesine göre, davacıdan kredi borcunun erken kapatılması halinde erken ödediği tutarın %2’sini geçmeyecek oranda erken kapama ücreti talep edilebileceği hüküm altına alınmış olup, davalı bankanın bu oranı geçmeyecek şekilde erken ödeme ücreti tahsil etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki, taraflar arasındaki 8.1.2010 tarihli konut finansmanı sözleşmesinin 120.000,00 TL olduğu gözetildiğinde bile, 13.12.2013 tarihinde davacıdan tahsil edildiği anlaşılan 6.275,00 TL “erken kapama işlem bedeli”nin, yasada ve sözleşmede öngörülen % 2 oranını geçtiği anlaşıldığı gibi; anılan “erken kapama işlem bedeli”nin, gerçekten yasada ve sözleşmede ön görülen “erken ödeme ücreti” olup olmadığı dosya kapsamından tespit edilememektedir. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece öncelikle uyuşmazlığa konu 6.275,00 TL‘lik kesintiye ilişkin taraflardan tüm delilleri ile varsa karşı delilleri sorulup alınmalı, yapılan bu kesintinin erken ödeme bedeli olup olmadığı ile yasada ve sözleşmede öngörülen % 2 oranını geçip geçmediğinin tespiti için gerekirse denetime elverişli bilirkişi raporu da alınarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Açıklanan nedenle, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere tacir olan bankanın, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, kredi sözleşmesi kapsamında davacıdan tahsil edilen hayat sigortası ve konut sigortası primlerinin iade talebinin haksız olduğu gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı bankanın kredi borçlusuna hayat sigortası ve konut sigortası ile sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olduğu ve anılan sigorta ile kredi borçlusunun belli bir prim ödeme borcu altına girdiği anlaşılmakla birlikte, sigortası kapsamına alınmasında davacı sigortalının da bir menfaatinin olduğu açıktır. Ne var ki, taraflardan sözleşme kapsamında davacıdan tahsil edilen sigorta primleri varsa buna ilişkin belge (poliçe) dosyaya getirtilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir. Oysaki, eksik incelemeye dayalı olarak hükmün tesisi mümkün değildir. O halde mahkemece, öncelikle uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesine ait hesap özeti, varsa sigorta poliçesi ile birlikte taraflardan tüm delilleri ve karşı delilleri sorulup alınmalı ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak yapılan kesintiler konusunda tüm şüpheler giderilmeli, bundan sonra açıklanan hususlarla birlikte sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 25/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.