Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/46672
Karar No: 2016/1340
Karar Tarihi: 25.01.2016

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/46672 Esas 2016/1340 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2014/46672 E.  ,  2016/1340 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, ev almak için uğraştığı sırada davalı dünürünün kendisine bir ev bulduğunu söylemesi üzerine, emlakçılık yapan ..."ya gittiklerini, davalıya yapacağı iş karşılığında bir miktar komisyon vermeyi, elinde bulunan 39.000,00 TL yı da davalıya vererek bankada hesap açılmasını, günü geldiğinde evin satışı için bu parayı emlakçıya ödemesini kararlaştırdıklarını, davalının bu parayı alarak bankaya yatırdığını, işlerin uzaması nedeniyle evin başkasına satıldığını, parayı davalıdan talep ettiğinde davalının beyanına göre bu paranın hırsızlar tarafından çalındığını, davalının bu parayı ödeyeceğini söylemesine rağmen ödemediğini ileri sürerek, 39.000,00 TL nın çalındığı tarihten itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davacının kendisine 37.800,00 TL teslim ettiğini, bu parayı banka hesabına yatırdığını, kredi işlemlerinde gecikme olunca evin başkasına satıldığını, davacının parasını iade etmek için banka şubesine gittiğinde şube çıkışında paranın çalındığını, olaya karışan ...isimli kişinin mahkum olduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davacıya ait paranın davalı uhdesindeyken dava dışı...tarafından kapkaç suretiyle çalındığının mahkeme kararıyla sabit olması karşısında davalının davacıya kusuruyla vermiş olduğu zararlandırıcı bir eyleminin olmadığı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın redine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davalı vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Her ne kadar mahkemece, davacıya ait paranın davalı uhdesindeyken, dava dışı şahıs tarafından kapkaç suretiyle çalındığının ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, davalının davacıya kusuruyla vermiş olduğu zararlandırıcı bir eyleminin olmadığı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ise de, vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Tarafların da kabulünde olduğu üzere; somut uyuşmazlıkta davacının, elinde bulunan parayı davalıya vererek bankada hesap açılmasını, davalının günü geldiğinde evin satışı için bu parayı emlakçıya ödemesini kararlaştırdıkları, davalının bu parayı alarak bankaya yatırdığı, evin başkasına satılması üzerine davacının parayı talep ettiğinde, davalının 07.07.2009 tarihli banka dekontuna göre 38.714,00 TL yı banka hesabından çektiği, aynı gün çekilen paranın kapkaç suretiyle çalındığı sabit olduğuna göre, davalının bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davalının davacı adına banka hesabından çektiği para miktarından sorumlu olduğu dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi