10. Hukuk Dairesi 2016/6599 E. , 2019/2716 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, resen tescil edilen sigortalılık işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, çifte vatandaşlığı olduğunu ve kısmen İngiltere"de kısmen Türkiye"de ikamet etmekte olduğunu, İngiltere"de sosyal güvenlik mevzuatına tabi olduğunu, buna göre emekliliğe hak kazandığını ve yaşlılık aylığı almakta olduğunu, 5510 sayılı Yasanın 6. maddesinin 1. fıkrasının e bendine göre sigortalı sayılamayacağını belirterek, kurumca re"sen başlatılan sigortalılık işlemlerinin iptalini ettiği davada, Mahkemece davacının Türkiye mevzuatına tabii olduğu Türkiye’de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmaya başlaması nedeni ile 01/10/2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı, yurt dışında ikamet ettiğinin ispatlanamaması nedeni ile kanunun 6. maddesinde istisna kapsamına girmediği, bu hali ile kurum işleminde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişse de, verilen karar eksik araştırma ve incelmeye dayalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti İle İngiltere Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca (1) Bu maddenin (2)’nci, (3)’üncü ve (4)’üncü paragrafları hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, âkit taraflardan birinin vatandaşı taraflardan birinin ülkesine istihdam edildiği takdirde, kanuni ikametgâhı işvereni veya kendisini istihdam eden müessesenin iş merkezi diğer tarafın ülkesinde bulunsa dahi, bu kimse hakkında istihdam edildiği yer mevzuatı tatbik olunur. Kanuni ikametgâhı Birleşik Krallık ülkesinde olup Türkiye’de istihdam edilen ve hakkında (2)’nci paragraf hükümleri tatbik edilmeyen bir Birleşik Krallık vatandaşı bir tercih yapıp Türkiye Sosyal Sigorta Merciine müracaatta bulunmadıkça, hakkında malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortaları ile ilgili Türk mevzuatı tatbik olunmaz. Bu kimse, aynı zamanda kendisi hakkında Birleşik Krallık mevzuatının tatbik edilmesini seçmek hakkını haizdir. Bu hakkı kulllandığı takdirde, başka memleketlerden ihtiyarı olarak prim ödeme hakkını kazanmış bir sigortalı imiş gibi, o kimse hakkında Birleşik Krallık mevzuatı tatbik olunur.
Genelgenin Sosyal güvenlik destek primine tabi olma başlıklı maddesinde “01/10/2008 tarihinden önce yabancı bir ülkedeki çalışmalarından dolayı yaşlılık veya malullük aylığı almakta olanların Türkiye’de mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmayı gerektirecek faaliyetlerde bulunduklarında sosyal güvenlik destek primine tabi tescillerinin yapılması, 1/10/2008 tarihinden itibaren ise bahsi geçen sigortalıların Türkiye’de kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyetlerde bulunmaları halinde sosyal güvenlik destek primine tabi olmadan ikili sosyal güvenlik sözleşmelerinde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla uzun vade sigorta kollarına tabi olarak prim ödemeleri gerekmektedir “hükmünü amirdir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının ... Vergi Dairesi kayıtlarına göre, 24.07.2002 tarihinden itibaren birden fazla alanda kendi nam ve hesabına gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri konusunda, gerçek usulde vergi mükellefi olduğu, davacının 01.05.2000 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığına alındığı anlaşılmakla, Mahkemece, davacının yurt dışında ikamet edip etmediği, ediyorsa yurt dışında sigortasından yararlanıp yararlanmadığı hususlarının açıkça belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.