23. Hukuk Dairesi 2015/4711 E. , 2016/3287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının dava dışı kooperatif ortağı olan..."ın kullandığı kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, kredinin davalı tarafından aynı zamanda ipotekle temin edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ipotek limiti kadar tahsilatın yapıldığını, kalan borcun tahsili için başlatılan takibin ise davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi borcunun müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olmadığını, sözleşmeyi ipotek veren sıfatıyla imzaladığını, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takip sonucunda yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ayrıca kefil olarak sorumluluğu kabul edilse bile sorumluluğunun sözleşmede belirtilen miktarla sınırlı olduğunu, sözleşmeye göre sorumluluğunun 5.000,00 TL ile sınırlandırıldığını ve bunun üzerinde ödeme yaptığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklının kefillerden ancak BK"nın 488. maddesi uyarınca kefil sayısına bölünmek suretiyle herbir kefile düşen miktarı isteyebileceği, bu durumda 8.645,86 TL/4=2.161,46 TL"den davalının sorumlu olduğu, davalı borçlunun da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte 10.000,00 TL ödemiş olması nedeniyle, davacı kooperatif tarafından davalı kefil aleyhine başlatılan 2010/10 sayılı takip dosyasında herhangi bir alacağının bulunmadığı ve davacının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.