10. Hukuk Dairesi 2016/17949 E. , 2019/2638 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, fer"i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davalı ortaklık bünyesinde 27.09.2010 - 28.01.2011; 29.1.2012 - 01.08.2012; 04.04.2013 - 02.07.2013 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüyle, davacının 30.09.2010 - 22.01.2011; 14.01.2012 - 27.04.2012; 19.04.2013 - 26.07.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut dosyada, yargılama safhasında davalı TPAO ... Bölge Müdürlüğü, ...sicil numaralı işyerinden davacı adına 2010/9. dönemde 15 gün, 2010 /10. dönemde 30 gün, 2010/11. dönemde 30 gün, 2010/12. dönemde 30 gün, 2011/1. dönemde 8 gün, 2012/1. dönemde 28 gün, 2012/2. dönemde 30 gün, 2012/3. dönemde 30 gün, 2012/4. dönemde 30 gün, 2013/5. dönemde 30 gün, 2013 /6. dönemde 30 gün, 2013/7. dönemde 12 gün olmak üzere ek bildirimlerde bulunulduğu; davacının hizmet cetveli incelendiğinde bildirimlerinin iki farklı sicilden gerçekleştiği görülmekle; davacı vekilinin ise 24.03.2016 tarihli celsede davalı tarafın çalıştığını bildirmiş olduğu süreleri kabul ettiklerini, bildirilen şekliyle davanın kabulüne karar verilmesini belirttiği anlaşılmaktadır.
1-Bahsedilen bu hususlar gözönüne alındığında, Mahkemece, davalı işyerinden davacının yargılama safhasındaki ek bildirimlerinin farklı bir sicil numarası üzerinden yapıldığı asıl bildirimlerinin bazılarının ek bildirimdeki sicille uyuştuğu, hizmet cetvelinde davacının iki farklı sicil numarası olduğu gözetilip, dava dilekçesindeki talebin karşılanıp, karşılanmadığı belirlenmelidir.
2- Talebin tam olarak karşılanmadığı anlaşıldığı taktirde, davalı işveren tarafından bildirilip, Kurumca da kabul edilen hizmet cetveline tescil edilen süreler tam olarak saptanmalıdır.
3-Buna bağlı olarak davacının beyanı alınıp, dava konusunun ilişkin olduğu dönemler açık ve net olarak işaret edilmeli, bu kapsamda konusuz kalan dönem somutlaştırılmalı, konusuz kalan dönemi aşan süreler ise yöntemince, re"sen araştırma ilkesi çerçevesinde araştırılarak; varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
4-Öte yandan, 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re"sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer"î müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
Eldeki davanın, 5521 sayılı Kanunun 7/4. maddesi kapsamında hizmet tespiti davası olması nedeniyle davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri uyarınca ... Başkanlığının fer"î müdahil olarak kabul edilmesi gerekirken, hükmün karar başlığı bölümünde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı"nın taraf sıfatının “İhbar Olunan” olarak yazılması isabetsiz olup bozma nedenidir.
Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, fer"i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.