
Esas No: 2018/4933
Karar No: 2019/4453
Karar Tarihi: 03.04.2019
Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/4933 Esas 2019/4453 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK"nın 134/1, 134/1-2, 43/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Şikayetçiler ...., ... ve ...., duruşmanın 16.11.2015 tarihli 2. oturumunda, sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılma talebinde bulundukları halde, şikayetçilerin bu istemleri hakkında bir karar verilmeyerek, CMK"nın 238/3. madde ve fıkrasına uyulmaması,
2-Sanığın, dolandırıcılık ve tehdit suçlarından dolayı şikayetçi sıfatıyla suç duyurusunda bulunmak amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikayet dilekçesi vermek istediği, görevli zabıt katibi Uğur"un sanığı refakatine alarak Cumhuriyet savcısının odasına götürdüğü, Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın şikayet dilekçesi incelenip, öğle tatilinden sonra gelerek ifade vermesinin söylendiği, sanığın ifade vermek için öğleden sonra tekrar adliyeye geldiği, zabıt katibi Uğur tarafından sanığın doğrudan zabıt katiplerinin bulunduğu kalem odasına götürüldüğü, bu esnada sanığın, üzerinde bulunan cep telefonunun video kayıt özelliğini açarak, zabıt katibi tarafından ifadesinin alınması sürecini kaydettiği ve kamera görüntüsüne aynı kalem odasında çalışan diğer zabıt katipleri ... ile Şefika"nın da dahil olduğu, bir süre sonra, dolandırıcılık ve tehdit suçlarından dolayı sanığın şikayeti üzerine başlatılan adli soruşturma ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, sanığın, ifadesinin Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat ve zabıt katibi tarafından da gereği gibi alınmaması nedeniyle eksik soruşturma yapıldığı gerekçesine dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz ettiği ve itiraz dilekçesine şikayete konu kaydı içeren CD"yi eklediği, ayrıca, Başbakanlık İletişim Merkezi"ne (BİMER"e) elektronik ortamda başvurarak, Cumhuriyet savcısından ve ifadesini alan zabıt katibinden şikayetçi olduğunu bildirdiği, bu sürecin ardından sanık hakkında başlatılan adli soruşturma sonunda, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifade anını, zabıt katibi olan şikayetçiler Uğur, ... ve Şefika"nın görev mahallindeki görüntülerini de içerecek şekilde gizlice telefonuna kaydetmesi nedeniyle görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Şikayete konu CD"nin incelenmesi sonunda hazırlanan 04.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat ve zabıt katibi tarafından da gereği gibi ifadesinin alınmadığını iddia eden sanığın, bu durumu delillendirmek amacıyla yaptığı gizli çekim esnasında, şikayetçilerin, başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyecekleri özel yaşam alanlarına ilişkin görüntülerinin kaydedilmediği; ancak, soruşturma işlemi sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan sanığa, iddianamede eyleminin tarif edildiği de nazara alınıp, CMK"nın 226. maddesi uyarınca TCK"nın 286/1. madde ve fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınması ve sanığın eyleminin ses veya görüntülerin kayda alınması suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanığın sübut bulan eylemi yalnızca TCK"nın 134/1. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilip, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de:
a)Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun TCK"nın 139/1 ve CMK"nın 253/1-a madde ve fıkraları gereğince uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu gözetilmeksizin, soruşturma evresinde CMK"nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemleri yerine getirilmeden dava açılması, yargılama aşamasında da aynı Kanun"un 254. maddesi gereğince bu eksikliğin giderilmemesi,
b)Sanığa hükmedilen cezada TCK"nın 43/2. madde ve fıkrası gereğince artırım yapılırken anılan madde ve fıkranın artırım oranı yönünden aynı maddenin birinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı TCK"nın 43/1. madde ve fıkrasının da yazılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
c)Sanığa, zincirleme şekilde görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK"nın 134/1, 134/1-2. madde, fıkra ve cümlesi ile TCK"nın 43/2. madde ve fıkrası gereğince belirlenen 2 yıl 21 ay hapis cezasından, aynı Kanun"un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda, 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası hükmetmek yerine, TCK"nın 61. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde, yılın aylara dönüştürülüp, 1 yıl 25 ay 15 gün hapis cezası hükmolunarak, eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilerek saklı tutulmasına, 03.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.