10. Hukuk Dairesi 2018/3576 E. , 2019/2572 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... ve Geliştirme A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ve ...n ve Geliştirme A.Ş. vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; 15.06.2016 tarihli kararın, davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... ve Geliştirme A.Ş. vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakta ise de, ilgili davalılar vekilinin 05.12.2016 tarihinde temyizden feragat ettiğine dair dilekçe sunması karşısında, temyizden feragat etme yetkisi bulunan davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... ve Geliştirme A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin, temyizden feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden incelemeye gelince,
Davacı, 01.06.1995 tarihinden, 31.05.199 tarihine kadar davalı asıl işveren ... . San ve Tic. A.Ş."de, 01.06.1999-31.12.1999 tarihleri arasında davalı ... bünyesinde, 05.01.2000-19.12.2001 tarihleri arasında asıl işveren ... . San ve Tic. A.Ş."de, 22.01.2002-30.09.2008 tarihleri arasında davalı ...Ş. bünyesinde geçen dönem için yararlanması gereken itibari hizmet süresinin tespiti ve bu sürelerin salt sigortalılık süresine eklenmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verildikten sonra, dosya temyiz aşamasında iken, davacı vekilince 02.05.2018 tarihinde verilen dilekçe ile, davalılardan ...’daki çalışma dönemi olan 01.06.1999-31.12.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden taleplerinden vazgeçtiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Çekişmeli yargıda kural olarak, “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 307 ila 312. maddelerinde (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 ila 94. maddelerinde) düzenlenmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz temyiz Dairesince görüşülmeyen bir karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Hakim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiç bir karar veremez.
Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olduğundan, hakim karar verdikten sonra dahi belgelendirilen feragat üzerine davanın bu nedenle reddine karar verebilir ise de, Yargıtay uygulamalarında (örneğin Hukuk Genel Kurulunun 21.10.1981 gün 1981/2-551, 1981/683 ve 2.6.1982 günlü 1982/376-547 sayılı kararları ile 11.4.1940 gün ve 1939/15-1940/70 sayılı tevhidi içtihat kararının gerekçesinden esinlenen uygulama) hüküm temyiz edildikten sonra vaki feragat üzerine mahkemece kendiliğinden bir karar verilmeyerek Yargıtay"ın bu konuda (feragat konusunda) mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair verilecek kararından sonra ancak dosyayı ele alabilir ve feragate dayanarak davayı reddedebilir.
Bu itibarla; somut olayda temyiz aşamasında davadan kısmen feragat edildiği açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu hukuki olgu çerçevesinde, yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.