
Esas No: 2016/15559
Karar No: 2019/2326
Karar Tarihi: 13.03.2019
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/15559 Esas 2019/2326 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda davacı Kurum, davalı tarafça Kurum tarafından verilen para cezasının iptaline ilişkin işlemin iptali ile İstanbul 3. İdare mahkemesinde dava açıldığını mahkemece idari para cezası verilmesine ilişkin kısmen iptaline karar verildiğini davalı tarafından İstanbul 33. İcra müdürlüğünün 2016/1258 Esas sayılı dosyasında 17/12/2004 - 05/01/2016 tarihleri arasında işletilen 3.379.50 TL faiz alacağı yönünden de takip yapıldığını belirterek faiz alacağı yönünden borçlu olunmadığının tespitine yönelik istemde bulunmuş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde, ne 506 sayılı Kanun, ne 1479 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında; somut olayda, uyuşmazlığın, mahkeme ilamının icrasından kaynaklandığı, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanmadığı belirgin olup, bu yönde, davada 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak başka bir hüküm de mevcut değildir. Bu nedenle, davanın İş Mahkemesinde değil, genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.