22. Hukuk Dairesi 2017/44342 E. , 2018/3783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan idarecilik primi alacağının ödenmediğini beyanla söz konusu alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulü ile dava konusu idarecilik primine karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde karar, davalı tarafından ibraz edilen vardiya takip formları incelenerek davacının vardiya sorumlusu olarak çalıştığı günlere ilişkin olarak ödenmeyen idarecilik priminin hesaplanması gerekçesiyle bozulmuş, anılan bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde bozma gereği yerine getirilmediğinden kararın ikinci defa bozulmasına hükmedilmiş, ikinci bozma ilamına uyulması sonrası alınan ek rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Somut olayda uyulmasına karar verilen bozma ilamı ile dava konusu idarecilik primi alacağının, vardiya takip formlarında davacının vardiya sorumlusu olarak çalıştığı günlerle sınırlı olarak hesaplanması gerektiği noktasına işaret edildiği halde davacının tüm çalıştığı süre için idarecilik primini hak ettiği kabulü ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bozma kapsamında işaret edilen vardiya takip formları incelendiğinde davacının çalıştığı süre boyunca sadece elli beş gün vardiya sorumlusu olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece, bozmaya uyulmakla gerçekleşen usuli kazanılmış hak nazara alınarak, hükmüne uyulan bozma gereği gibi davacının vardiya sorumlusu olarak çalıştığı elli beş günle sınırlı olarak idarecilik primi hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.