Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/9423
Karar No: 2015/2552
Karar Tarihi: 19.02.2015

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/9423 Esas 2015/2552 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/9423 E.  ,  2015/2552 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 24/10/2013
    NUMARASI : 2012/683-2013/415

    Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalı belediyeye devredilen ....... Belediyesinin arsa satışı için açtığı ihaleye katılarak, davaya konu, ....... ada .....parsel sayılı taşınmazı 3.550,00 TL bedel karşılığında satın aldığını; ancak, ihale bedelinin müvekkili tarafından ödenmesine rağmen, davalı belediyenin, taşınmazın mülkiyetini nakletmekten kaçındığını; taraflar arasındaki gayrimenkul satışına ilişkin yapılan işlemlerin, resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğunu belirterek; ödenen satış bedelinin, denkleştirici adalete göre, dava tarihine kadar ulaştığı alım gücünün tespit edilerek, dava tarihinden itibaren avans faiziyle, şimdilik 10.000 TL (ıslah ile 21.960,66 TL)"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın, ihale tarihinde davalı belediye adına kayıtlı olmadığını, buna göre ifa edilecek edim (taşınmaz) mevcut olmadığından yerine tazminat talep edilemeyeceğini; davacıya yapılan ihale de dahil olmak üzere belediye encümeni tarafından ihalenin iptaline dair verilen kararın iptaline ilişkin İdare Mahkemesinde açılan davaların reddedilip kesinleştiğini; ayrıca, ihale şartnamesinde tapu devrinin yapılamaması halinde iştirakçinin teminatının ve taksitlerinin faizsiz olarak iade edileceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle, davacı tarafın; ancak, ödemiş bulunduğu miktarı talep edebileceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davacının, ihale ile satışına karar verilen taşınmazı sözleşme şartlarına uygun satın aldığı ve bedelini ödediği; idarenin tapu devrini sağlayamadığı, taşınmazın satışı yönünde geçersiz bir işlem olmakla birlikte, davacının denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yatırdığı bedelin dava tarihinde ulaştığı bedeli talep edebileceği; sözleşmenin ifa edilemeyeceğine yönelik davacıya dava tarihinden önce yazılı bildirimde bulunulduğu ispatlanmadığından; davacının, sözleşmenin ifasının imkansız olduğunu öğrendiği tarihin dava tarihi olduğunun kabul edildiği gerekçe gösterilerek, davanın kabulü ile 21.960,66 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    Davada, geçersiz satış sözleşmesi gereğince, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talep edilmektedir. Diğer bir deyişle, taşınmazın, davacıya devrine ilişkin ifanın imkansızlığı nedeniyle, davalıya ödenen paranın iadesine ilişkindir.
    Hukuken geçersiz sözleşmeler, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken; denkleştirici adalet kuralı hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Bu husus hakkaniyetin ve adaletin gereğidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak ödenen paranın alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır. Aksi takdirde, kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak, iade borçlularının iadede direnmelerine neden olacaktır.
    Diğer yandan, iadenin kapsamını belirlemede geçersiz sözleşmenin artık ifa edilmeyeceğinin öğrenildiği tarih de önem arzeder. İade hakkını kullanmakta geciken alıcı, kendi kusuru ile artan zararı, iade borçlusundan isteyemez.
    Somut olayda; mahkemece, davacının ödediği bedelin denkleştirici adalete göre, çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Ancak, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; ifanın her iki taraf için de imkansız hale geldiği tarih olan idare mahkemesinin kararının kesinleştiği tarih olarak kabulü yerine, yazılı gerekçe ile dava tarihi kabul edilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
    Bu durum karşısında, mahkemece yapılacak iş; ifanın imkansız hale geldiği idare mahkemesi kararının kesinleştiği tarihin tespit edilmesi ve ödenen bedelin bu tarihte ulaşacağı alım gücünün ne olacağının şimdiki gibi saptanması sonucu belirlenecek bedele hükmetmek olmalıdır.
    Bundan ayrı olarak; ıslahla artırılan miktar yönünden, ıslah tarihi yerine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi