Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/627
Karar No: 2016/1582

Uyuşturucu madde ticareti yapma - Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/627 Esas 2016/1582 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2016/627 E.  ,  2016/1582 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkeme Kararı : Ağır Ceza Mahkemesi
    Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma


    İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
    A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
    Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi"nce yapılan yargılama sonucu 08/05/2015 tarihinde 2015/29 esas ve 2015/9 karar sayı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
    Hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
    Dairemizce 18/01/2016 tarihinde 2015/15627 esas ve 2016/162 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    B) İTİRAZ NEDENLERİ:
    İncelenen yargılamaya konu dosya kapsamına göre; ".. sanık ..."ın ikametgahında uyuşturucu satıldığı yönünde ihbarda bulunulması üzerine, sanığın ikametinin takibe alındığı, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde satın almak suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ..."ün, sanık ..."nin ikametinin ziline basarak, içeriye girdikten beş dakika sonra ikametten çıkması sonrası emniyet görevlilerince yakalandığı, yapılan üst aramasında 06.12.2014 tarih ve 2014/28942 sayılı ekspertiz raporuna göre, uyuşturucu maddelerden eroin ve 6-MAM maddesinin ele geçirildiği, tanık ..."ün "suça konu uyuşturucu maddelerden eroin maddesini, sanık ..."nin 8,5 TL karşılığında kendisine sattığını" beyan etmesi üzerine; ihbara konu ikamette yapılan aramada da sanık ..."nin üzerinde, 06.12.2014 tarih ve 2014/28942 sayılı ekspertiz raporuna göre, satışa hazır vaziyette, 7 ayrı fişek halinde, uyuşturucu maddelerden eroin ve 6-MAM maddesi ve 255 TL para ile evin mutfak masası üzerinde de, 06.12.2014 tarih ve 2014/28942 sayılı ekspertiz raporuna göre, satışa hazır vaziyette, 15 ayrı fişek halinde, eroin ve 6-MAM maddesi ile birlikte uyuşturucu maddelerin ele geçmesi nedeniyle, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açılıp; mahkumiyet kararı verilmiştir.
    Zira, 17/11/2014 tarihli olay ve yakalama tutanağının incelenmesinde; görevli polis memurlarının ihbara konu yerde, ele geçirilen, "suça konu uyuşturucu maddelerden eroin maddesini, sanık ..."nin 8,5 TL karşılığında kendisine sattığını" tanık ..."ün beyan etmesi üzerine; bu suç nedeniyle olaya müdahalesi bir suç üstü halidir. Bilindiği üzere, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği" nin 8. maddesinde karar almadan arama yapılabilecek haller sayılmış, bu maddenin "f" bendinde de "... suçüstü hâlinde yapılan aramalarda, toplum için veya kişiler bakımından hayatî tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile eklentilerine girmek için arama emri ya da kararı
    aranmayacağı" açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme nedeniyle olayda bir arama kararı olmasa dahi elde edilen delilin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirildiğini ve ele geçirilen uyuşturucu maddenin hükme esas alınmasında isabetsizlik olduğunu ileri sürmek mümkün olmayacaktır. Bu nedenle bozma ilamının yerinde olmadığı düşünülmektedir
    Ceza Muhakemesi tedbirlerinden biri olan arama ile, A.İ.H. Sözleşmesinin 8. Anayasa’nın 20. ve 21. maddeleri ile koruma altına alınan kişinin temel hak ve özgürlüklerine müdahale edildiğinden, yasa koyucu, sözleşmeye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına ve Anayasa’nın 20. ve 21. maddelerine uygun olarak kişinin temel hak ve özgürlüklerine müdahale etme hakkı olan arama koruma tedbiri; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 116 ve devamı maddeleri ile Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 5 ve devamı maddelerinde yer almaktadır.
    Arama, suçların önlenmesine yönelik olarak, önleme araması (PVSK m.9, 4) Arama Yönetmeliğinin 18vd.m.9), olarak; suç işlendikten sonra da yakalama delili elde etme ve müsadere tabi eşyayı bulma amacına yönelik olarak adli arama (CMKm.116-122 ) olarak düzenlenmiştir.
    Arama kararı verme yetkisi kural olarak hakime aittir. (A.Y.m20, 21; CMK.m.119, f.1) gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumuhriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde, ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.
    Kaldı ki, kolluğun bir arama emri veya kararı gerekmeden arama yapabileceği hallerde bulunmaktadır. Bunlar, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin, karar alınmadan yapılacak arama başlıklı 8., 9 ve 25, 27. maddesinde sayılmıştır.
    "....Suçüstü halinde yapılan aramalarda, ..suç işlenen yerlerde delillerin aranması, bulunması, el konulması için.., ....5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 24"üncü maddesindeki Kanun"un hükmü ve amirin emrini yerine getirme, 25. maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk hali ve 26. maddesindeki hakkın kullanılması ile diğer kanunların öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü halinde yapılan aramalarda toplum için veya kişiler bakımından hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile eklentilerine girmek için."
    Belirlenen hallerde, hakim veya savcı kararı alınmasına gerek bulunmamaktadır.
    5271 sayılı CMK"nın 2/e-j, 161 ve 2559 sayılı PVSK"nın Ek 6. maddeleri uyarınca, olayın hemen akabinde durum güvenlik görevlileri tarafından nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirilmiş ve onun talimatları doğrultusunda olaya el konularak soruşturmaya başlanmıştır.
    Artık suçüstü halinin bulunduğu ve şüphelinin suç delillerini yok etmesi söz konusu olabileceğinden, suç delillerinin görevliler tarafından sanığın yakalanmasından sonra, durum derhal nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirilerek görevli Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda hareket edilerek suçlu ve suç konusu eşyalar muhafaza altına alınmıştır. El koyma işlemi üzerine aynı gün işlem yetkili ve görevli hakim tarafından onaylanmıştır. Bu nedenle yapılan işlem hukuka uygundur. Elde edilen kanıtların hükümde değerlendirilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
    Bu itibarla suçun sübutuna ilişkin yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yüksek Yargıtay 20. Ceza Dairesinin bozma gerekçesi yerinde olmadığından, yerel mahkeme kararının onanması için itiraz etmek gerekmiştir.
    C)CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ:
    1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 308. maddesi:
    (1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu"na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
    (2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
    (3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gönderir.
    2- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen):
    (1) Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır.
    D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
    Dairemizin itiraza konu olan kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazı yerinde görülmemiştir.
    İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.
    E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazının yerinde görülmediğine,
    2- 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na GÖNDERİLMESİNE,
    21/03/2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi