20. Ceza Dairesi 2016/886 E. , 2016/1542 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma, kenevir ekme
Hükümler : 1-Mahkumiyet; sanıklar ..., ...,... ve ... hakkında
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
30.10.2013 tarihinde tefhim edilen hükmün, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra sanık ... tarafından 29/11/2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
B-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesi;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
C-Sanıklar ...., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi,
Sanık ..."in ele geçen uyuşturucu maddeyi teslim almakla suçunun tamamlandığı gözetilmeden, suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle sanığın cezasından TCK"nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... müdafiisi ile sanık ... ve Cumhuriyet savcısının sanık ... aleyhine ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
D-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 58 ve 5275 sayılı Kanun"un 108/2. maddelerine göre; birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması durumunda bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren .... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2005/542 esas ve 2006/146 karar sayılı ilamı yerine ... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2009/930 esas ve 2010/682 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün gerekçe kısmından çıkartılarak yerine, “... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2005/542 esas ve 2006/146 karar sayılı ilamı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükmolunan 10 ay 1 gün hapis cezası nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK"nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, 5275 sayılı Kanun"un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, ... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2009/930 esas ve 2010/682 karar sayılı ilamı ile hükmolunan 1500 TL adli para cezası esas alınarak belirlenmesine” yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E-Sanıklar ..., ..., ..., ..., .... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi;
Sanık ..."in tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında TCK"nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
1-Sanık ..."in haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ..., ..., ... ve ..."ya sattığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği, sanığın sadece 13.12.2012 tarihinde ..., ... ve ..."a vermek için getirdiği uyuşturucu madde için, satmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken,
zincirleme suçla ilgili TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
2-Sanık ..."nin, 25.02.2013 tarihinde haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ..."ın evinde ele geçen uyuşturucu maddeyi temin ettiğine ilişkin sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil olmadığı, yine diğer sanık ... ile haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ..., ... ve ..."e sattığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği, sanığın sadece işlediği sabit olan 12.10.2012 tarihindeki ticaret amacıyla uyuşturucu madde taşıma suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
3-Sanık ..."in, haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ... ve ..."e sattığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği, sanığın sadece işlediği sabit olan 16.02.2013 tarihinde sanık ..."den ele geçirilen uyuşturucu maddeden dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
4-Sanık ..."ın, 25.02.2013 tarihinde evinde ele geçen uyuşturucu madde kırıntılarının kendisinin kullanması dışında başkasına temin ettiğine ilişkin sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil olmadığı, yine diğer sanık ... ve hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ... ile yaptığı telefon konuşmalarının 01.01.2013 tarihindeki sanıktan ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin olduğu, bu nedenlerle sanığın sadece işlediği sabit olan 01.01.2013 tarihindeki ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
5-Sanık ... hakkında iletişimin tespiti kararı olmadığından diğer sanık ... ile yaptığı telefon konuşmalarının hükme esas alınamayacağı, kaldı ki bu konuşmalarda sözü edilen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği, sanığın sadece işlediği sabit olan 06.11.2012 tarihinde ticaret amacıyla uyuşturucu madde taşıma suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
6-Sanık ..."ın; 10.11.2012 tarihinde haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ... , ... ve ..."nun idrar örneklerinde tespit edilen uyuşturucu maddeyi bu sanıklara verdiğine ilişkin bu kişilerin uyuşturcu maddeyi hep birlikte ... ilinden aldıklarına ilişkin beyanlarının dışında uyuşturucu maddeyi sanık ..."dan temin ettiklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanığın sadece sabit olan 11.12.2012 tarihindeki yanında bulunan ... uyuşturucu madde temin etme suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
7-Suçta kullanılmak üzere hazırlanan ve bulundurulması başlı başına suç oluşturmayan; kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlike oluşturmayan, Adli emanette kayıtlı tütünün iadesi yerine TCK"nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ... ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
F-Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi;
1- Sanık ..."ın haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen ..., ... ve ..."e sattığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi, sanık ..."ın ... teslim edilmek üzere sanık ..."ten aldığı iddia edilen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceğinin ve bu nedenle hükme esas alınmayacaklarının gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 2013/610 - 2014/512, 2013/841 - 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; "adli arama kararı" alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan "önleme arama kararı" ile arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa"nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK"nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; iletişimin tespiti sonrasında sanık ..."in Ankara"dan Kastamonu"ya uyuşturucu getireceğinin tespiti üzerine, sanık ... ile de ilgili olduğu iddia edilen uyuşturucu madde ile ilgili Kastamonu Sulh Ceza Hakimliği"nden alınmış olan 2012/313 D.İş sayılı “önleme araması” kararına dayanılarak CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde "adli arama kararı"" ve ""yazılı adli arama emri"" alınmadan yapılan arama sonucunda 23.09.2012 tarihinde suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, arama yapılmadan önce usulüne uygun arama kararı ya da yazılı arama emri alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Hükümlere esas alınan 23.09.2013 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgili uzman kriminal laboratuvarından kesin rapor alınması yerine, polis memurunca düzenlenmiş inceleme raporuna dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması,
4- Sanık ..."in 04/12/2012 tarihli eylemi sabit ise de; 23.09.2013 tarihinde ele geçen uyuşturucu madde ile ilgili usulüne uygun adli arama kararı bulunmaması halinde verilen cezanın TCK"nın 43. maddesi uyarınca artırılamayacağı hususunun yapılacak araştırmadan sonra dikkate alınması,
Kanuna aykırı, sanıklar Hasan ve Kadir müdafileri ile sanık ..."ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
G--Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi,
Sanıklar hakkında iletişimin tespiti kararı olmadığından sanıkların yaptığı telefon konuşmalarının sanıklar aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, kendilerinde uyuşturucu madde ele geçmeyen sanıkların suçu inkara ilişkin savunmasının aksine şüphe sınırlarını aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine, tutuklu kaldığı süreye göre sanık ..."ün SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
H-Sanıklar ... ve ... hakkında kenevir ekme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesi,
CMK"nın 225. maddesinin 1. fıkrasına göre hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinden, iddianamede yer almayan sanıkların kenevir ekme eylemleri nedeniyle haklarında 2313 sayılı Kanun"un 23. maddesine göre hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerinin BOZULMASINA,
16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.