20. Ceza Dairesi 2015/14727 E. , 2016/1541 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık ...hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin; sanık ..... yönünden “04.03.2010” olarak gösterilmesi yerine, sanık ayrımı yapılmaksızın suç tarihinin “31.05.2010” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B) Sanık .... hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin; sanık...yönünden “02.02.2010, 12.02.2010, 15.02.2010, 08.03.2010, 21.03.2010, 23.03.2010, 26.03.2010, 03.05.2010 ve 31.05.2010” olarak gösterilmesi yerine, sanık ayrımı yapılmaksızın suç tarihinin “31.05.2010” olarak yanlış gösterilmesi,
2- Sanıktan kullanmak için uyuşturucu madde aldıkları iddia ve kabul olunan ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan, 02.02.2010 tarihinde...ve..."ın, 12.02.2010 tarihinde ... ve ..."ın, 15.02.2010 tarihinde ..., ... ve..."ın, 08.03.2010 tarihinde... ve ..."in, 23.03.2010 tarihinde ...26.03.2010 tarihinde.. .."un yakalanmalarına ilişkin olay tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin, temyiz incelemesine olanak sağlayacak biçimde getirtilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK"nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün üyeler ...ve ..."nin değişik gerekçesi ile BOZULMASINA,16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
12.02.2010 tarihinde sanık..."ın (.... isimli şahsa ) uyuşturucu madde satma suçu belirlenmiş suç delillleri elde edilmiştir. Fiziki Takip ve Teknik Araçlarla Yapılan İzleme, İfade, Teşhis tutanakları, maddeye ilişkin ekspertiz raporu mevcuttur. ..."ın 12.02.2010 tarihinde yakalanmaması için hiçbir sebep yoktur. 12.02.2010 tarihindeki eylemine ilişkin tespit ile sonraki tarihlerde yapılan tespitlerde bir fark yoktur. Sanık 12.02.2010 tarihinde yakalansa yine üzerinde, işyerinde ve evinde arama yapılacaktır. Sanığın birden çok aynı suçu işlemesine fırsat verilmeden yakalanması gerekir.
Devletin temel görevlerinden biri de "suç işlenmesini önlemektir" kolluk görevlilerinin daha fazla ceza almasını sağlamak için şüphelinin suç işlemeye devam etmesine fırsat vermesi kabul edilecek bir uygulama değildir, aksi halde Anayasa"nın 2. maddesinde yer alan "Hukuk Devleti" ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6. maddesinde yer alan "adil yargılanma hakkı" ihlal edilmiş olur. Kolluğun görevi suçu ve faili belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmektir.
Soruşturma delil toplama suç ve failini belirleme işlemidir. Keyfi bir şekilde yürütülemez.
Yürütülmüşse de doğan ağır hukuki sonuçlardan sanık sorumlu tutulamaz.
Ayrıca kovuşturma aşamasında ... 16.10.2010 tarihli celse de "gerçeği açıklamak istiyorum, ben ...."ın evini kiraladım, evde bulunan uyuşturucu bana aittir, daha önce kendimden korktuğum için bunu söylememiştim, çıkarım ümidiyle bunu söylememiştim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; 12.02.2010 tarihinde uyuşturucu madde sattığı tespiti yapılan, yakalanması ve yeni eylemlerine devam etme fırsatı verilmemesi mümkün olan sanık ... hakkında TCK"nın 43. maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olması nedeniyle, hükmün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan; sayın çoğunluğun TCK"nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinden bahisle eksik araştırma ile hüküm kurulması yönündeki bozma görüşüne katılmıyoruz.