Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17998
Karar No: 2016/406
Karar Tarihi: 14.01.2016

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/17998 Esas 2016/406 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2015/17998 E.  ,  2016/406 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalılar ... ve diğerleri vekili avukat ..."in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı avukat, davalılardan ...ve ..."in hukuki işlemlerinin takibi için 22/2/2010 tarihinde vekaletname verdiklerini ve 24/02/2010 tarihinde de avukatlık sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilleri adına Kartal Asliye Hukuk Mahkemelerinde diğer davalılar aleyhine ayrı ayrı davalar açtığını ancak müvekkillerinin haber vermeden davalardan feragat ettiklerini ve davaların feragat nedeniyle reddedildiğini, daha sonra haksız olarak azledildiğini ileri sürerek avukatlık sözleşmesine konu taşınmazların karar tarihindeki rayiç değerlerinin tespit edilerek tespit edilen rakamın % 25"i oranında hesaplanacak vekalet ücretinin sözleşmede maktu olarak kararlaştırılan 99.000,00-TL ile toplanarak, davalı müvekkilleri ... ve ... ile hasımları ..., ..., ... ... ve ... AŞ."den müştereken ve müteselsilen yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... ve ..., davacı avukat ve avukat Takki Işık tarafından öz ağabeyleri olan davalı ... aleyhine dava açılması hususunda yönlendirilip ikna edildiklerini, bu amaçla avukatların kendilerine para verdiklerini, daha sonra pişman olarak davalardan feragat ettiklerini, davalılar ile sulh olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
    Davalı ... ve ..., açılan haksız dava nedeniyle çevreden büyük baskı gören davalılar Hasan ve ..."in davadan feragat ettiklerini, sulh olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
    Davalı ... AŞ. ve davalı ... davanın reddini dilemişler, davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir.
    Mahkemece, davalılar ...., ..., ... yönünden davanın reddine, dahili davalı ... hakkındaki davanın HMK. 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 99.000,00-TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ... "ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 25.600,00-TL vekalet ücreti alacağının davalılar ..., ... ve ..."ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 1.500,00-TL vekalet ücreti alacağının davalılar ..., ... ve ..."ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacı, müvekkillerinin hasımları ile sulh oldukları ve bu nedenle haksız azledildiği gerekçesiyle vekalet ücret sözleşmesinde belirlenen vekalet ücretinin müvekkilleri ve hasımlarından müteselsilen tahsilini istemiştir. Tüm dosya kapsamından davalılardan ... ve ...’in hukuki işlemlerinin takibi için 22/2/2010 tarihinde davacı avukata vekaletname verdikleri, taraflar arasında 24/02/2010 tarihli “Avukatlık Sözleşmesi” imzalandığı, davacı avukatın müvekkilleri adına ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde tapu iptal ve tescil davaları açtığı, davacı asillerin davadan feragat ettikleri ve mahkemece de feragat nedeniyle davaların reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalılar ... ve ... ile açılan davalarda davalı olarak gösterilen ... ile ..."in yakın akraba olmaları, davanın açılmasından çok kısa bir süre sonra davacı asillerin davadan feragat edip taşınmazlar üzerindeki tüm takyidatları kaldırmaları ve hemen akabinde de davacı avukatı azletmeleri karşısında söz konusu feragatlerin sulh niteliğinde olduğu açıktır. Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesinde ise, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” hükmü gereğince müvekkille sulh olan karşı tarafta vekalet ücretinden sorumludur. Bu durumda davacının hak ettiği vekalet ücretinin müvekkilleri ile imzaladığı 24/02/2010 tarihli “Avukatlık Sözleşmesi” hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Avukatlık sözleşmesinin “Sözleşme Bedeli” başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde, açılacak dava için iş sahibinin avukata 100.000,00-TL avukatlık ücreti ödeyeceği, bu bedelin 1.000,00-TL"sinin iş sahibine peşin ödendiği, geri kalan 99.000,00-TL"nin ise mahkeme karar verdiğinde ve icraen tahsilinde iş sahibince avukata ödeneceği, 5/b bendinde ise, davacı ile davalının tapu iptali davasında anlaşma ile dava sonuçlanırsa iş sahibi tarafından avukat ..."ya dava sonuçlandığında gayrimenkullerin karar tarihindeki rayiç bedeli üzerinden % 17,5 vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece, sözleşmenin 5/b bendinde kararlaştırılan nispi avukatlık ücretine ilişkin hükmün hasılı davaya iştirak niteliğinde bulunması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle bu bent yerine davacının dava değeri olarak gösterilen ve harçlandırılan bedellerin emek ve mesaisine göre takdir edilen % 10 oranı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ile sözleşmenin 5. maddesinin (a) bendinde maktu olarak belirlenen 99.000,00-TL"nin de ilave edilmesiyle bulunan meblağ kadar vekalet ücreti alacağının bulunduğu kabul edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir sözleşmenin (b) bendindeki düzenleme dava konusu taşınmazların bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşımadığından hasılı davaya iştirak niteliğinde değildir. Ancak Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesi gereğince avukatlık sözleşmesinin belli bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerekir. Sözleşmenin (b) bendinde belirtilen “gayrimenkullerin karar tarihindeki rayiç bedeli” ibaresi belirgin yada belirlenebilir bir meblağı ifade etmediğinden sözleşmenin bu bendi geçersiz olup, mahkemece geçerli bir sözleşme hükmü bulunmadığından sonuç olarak dava değeri olarak gösterilen ve harçlandırılan bedellerin avukatın emek ve mesaisine göre takdir edilen % 10’u üzerinden hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan avukatlık sözleşmesinde sözleşme bedelinin ihtimallere göre belirlendiği, tapu iptal tescil davasının tarafların anlaşması ile sonuçlanması halinin 5. maddenin (b) bendinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere somut olayda açılan tapu iptal tescil davaları tarafların anlaşması ile sonuçlanmıştır. Hal böyle olunca mahkemece somut olayın özelliğine uygun düşmeyen sözleşmenin (a) bendinde belirlenen maktu vekalet ücretine de hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 2.153,47 TL harcın istek halinde davacıya, 2.154,00 TL harcın davalılar ..., ..., ..., ..."e iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi