
Esas No: 2016/1231
Karar No: 2016/233
Karar Tarihi: 19.01.2016
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/1231 Esas 2016/233 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalılardan ... vekili, maden ruhsatındaki haczin baki kalarak diğer tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, İhtiyati tedbir kararına itiraza dair ara kararında talebin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, Mahkeme 10/10/2015 tarihli ara kararında temyizi mümkün olmayan, ancak esas hükümle birlikte temyiz edilebilecek karar olması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar vermiştir. Temyiz isteminin reddine dair kararın yine davalılardan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı ... nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu meydana gelen ölüme dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ihtiyati hacze ilişkin ara karara davalı şirketçe yapılan itiraz üzerine Dairemizin 25.05.2015 tarihli kararı ile karar bozulmuş, uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda 10.10.2015 tarihli karar ile "davalının temyiz talebinin reddine" karar verilmiş, temyiz talebinin reddine dair kararın şirketçe süresinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, verilen karar "ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz" olarak nitelendirilmiş ve bu kararların esas hüküm ile birlikte temyiz edilebeleceği gerekçesiyle yazılı biçimde temyiz isteminin reddina karar verilmiştir.
Temyize konu karar "ihtiyati haciz" mahiyetinde olup temyizi mümkün ve buna göre mahkeme kararının gerekçesi hatalı ise de 24.06.2015 tarihli ara kararın davalı vekiline 15.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, temyizin ise 13.08.2015 tarihinde gerçekleştiği ve böylece temyiz isteminin süresinde olmadığı, mahkeme ara kararı sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte gerekçesi yönünden hatalı olduğu anlaşılmakla davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 10.10.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ara karar gerekçesinin "temyize konu 24.06.2015 tarihli ara kararın davalı vekiline 15.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, temyizin ise 13.08.2015 tarihinde gerçekleştiği ve böylece temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin süreden reddine" biçiminde düzeltilmesine ve kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... "ne yükletilmesine, 19.01.2016 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.