16. Hukuk Dairesi 2018/1333 E. , 2018/3338 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ... ada ... parsel sayılı 12.522,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptali ve tescil istemiyle Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişilğine karşı ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dosyaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 4.699,92 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacının hissedarı bulunduğu 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, davalı ... Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı tarafın dayandığı Ağustos 1970 tarih ve 46 sayılı tapu kaydı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.07.1970 tarih ve 1969/110 Esas, 197/82 Karar sayılı Hazinenin de taraf bulunduğu tescil ilamına dayalı olarak oluştuğu halde tescil ilamı ve krokisi yöntemince mahalline uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, taşınmazın sınırında dere bulunmasına rağmen keşfe jeolog bilirkişi götürülmemiş, keşif esnasında yerel bilirkişi dinlenilmemiş, birer tanık ve tespit bilirkişisinin ayrıntı içermeyen yetersiz beyanlarına dayanılarak karar verilmiştir. Öte yandan, bir taşınmazın kullanımın durumu ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde Mahkemece hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait farklı periyotlarda çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen, jeoloji, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında davacı tarafın tutunduğu Ağustos 1970 tarih ve 46 sayılı tapu kaydının dayanağını oluşturan tescil ilamında davalı Hazinenin taraf olduğu ve tescil ilamının taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağı gözetilmeli, öncelikle tescil krokisinin yöntemince uygulanması suretiyle tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda tapu kaydının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kaydının haritasının uygulanamaması ve sınırlarının da gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, davacı dayanağı tapu kaydına kapsam tayin edilirken tapu kaydının revizyon durumu da gözetilmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın kısmen veya tamamen tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi hakka istinaden kullanıldığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümünün toprak yapısı ve niteliği ile imar-ihya ve zilyetlik durumunu belirtir, önceki raporların da değerlendirildiği bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden dava konusu taşınmazın sınırında dere bulunduğu göz önünde alınarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde çekişmeli taşınmaz bölümünün incelenen 3 adet fotoğrafa göre sınırları ve niteliği belirlenmeli, taşınmaz üzerinde imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığını ve tamamlanmış ise tamamlanma tarihini belirten rapor alınmalı, taşınmazın üzerindeki zilyetliğin durumu memleket haritası ve uydu fotoğrafları ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmaz bölümünü tüm yönleriyle gösterir yakın plan fotoğrafları çektirilerek dosyaya konulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.