3. Hukuk Dairesi 2016/19912 E. , 2018/6873 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ... Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 1999/99 Esas sayılı dava dosyasında davalılar tarafından idare aleyhine tazminat davası açıldığını ve 17/12/2003 tarihinde hüküm altına alındığını, söz konusu karar uyarınca ... 1. İcra Müdürlüğünün 2004/1248 Esas sayılı dosyası icra emrine istinaden 295.392 YTL 50 Kuruş ödendiğini, söz konusu ödemenin dayanağı bulunan kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03/03/2005 tarih ve 2004/12413 sayılı kararı ile bozulduğunu, böylece ödemeye dayanak teşkil eden mahkeme kararının ortadan kalktığını, bunun üzerine vekilleri ile davalılara dava konusu meblağı ödemeleri için rızaen yazı gönderildiğini, buna rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek 295.392.500.000 TL"nin ödeme tarihi olan 18/05/2004 tarihinden itibaren fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar, bozma sonrası mahkemece yargılama yapılarak yeniden maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 11.557,90 TL"nin 03/06/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, icra dosyasına yapılan ödemenin ödemeye dayanak kararın temyiz incelemesinde bozulması neticesinde iadesine yöneliktir.
Hukuk mahkemesinde, görülen bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması, başka bir mahkemenin görevi içindeki bir hususun çözümüne bağlı ise; o hususun görüldüğü davanın sonuçlanmasını, kendisi için bekletici sorun yapabilir.
Görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasını başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
a- Bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması,
b-İki dava arasında bağlantı bulunması.
Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır.
Somut olayda, ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 1999/99 Esas ve 2003/316 Karar sayılı kararı ile, davacının 91.948,696,811 TL maddi tazminata, 1.500,000,000 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildiği, davacının ... 1.İcra Müdürlüğü"nün 2004/1218 Esas dosyasına kademeli yasal faizi ile birlikte toplamda 295.392.500.000 TL ödeme yaptığı, ilgili kararın Yargıtay"ın 10.Hukuk Dairesi tarafından bozulduğu, yeniden yargılama neticesinde maddi tazminat miktarının azaltılarak davacının 73.615,00 TL"ye mahkum edildiği, kararın en son Yargıtay 21.Hukuk Dairesi"nin 12.12.2014 tarihli kararı ile görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğinden bahisle bozulduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi"nin bozma ilamında alacak miktarı yönünden bozma yapılmadığından davanın bu yönüyle kesinleştiği gerekçesiyle hüküm kurduğu belirlenmiştir. Oysa, alacak talebine esas teşkil eden karar, Yargıtay 21.Hukuk Dairesince alacak miktarı yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın yargılamanın görevli mahkeme tarafından yapılmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bu hali ile alacak miktarı yönünden davanın kesinleştiğinden söz edilemez. Mahkemenin gerekçesi yerinde değildir.
O halde mahkemece, taraflar arasındaki ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/47 Esas ve 2015/140 Karar sayılı dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.