12. Ceza Dairesi 2016/12089 E. , 2019/3609 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında CMK’nın 223/2-d maddesi gereğince beraat
2- Sanık ... hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ... ve sanık ...’in ayrı ayrı beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ve şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
A- Sanık ...’in beraatine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B- Sanık ...’ın beraatine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamında, sanık tarafından kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapıldığına dair bir delile rastlanmadığının, tesviye eyleminin gerçekleştirildiği dava konusu alanın, sit alanı sınırları içerisinde kalmadığının ve bu nedenle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun belirlenmesi karşısında, sanık hakkında CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükmü tesis edilmesi yerine, aynı maddenin 223/2-d maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün birinci paragrafındaki “sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK 223/2-d maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine” ibaresi çıkartılarak yerine, “ yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine” ibarelerinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.