13. Ceza Dairesi 2018/597 E. , 2018/3805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçundan hükümlü ..."un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 493/1-son, 522/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2003 tarihli ve 2003/258 esas, 2003/392 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 22/06/2005 gün ve 2003/258 esas, 2003/392 karar sayılı ek kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 142/1-b, 145/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası verildiği aynı Mahkemenin 13.03.2013 gün ve 2003/258 esas, 2003/392 karar sayılı ek kararı ile de tekrar uyarlama yaparak 12/05/2003 tarihli ve 2003/258 esas, 2003/392 sayılı kararın aynen infazına karar verdiği anlaşılmıştır.. 22/06/2005 tarihli ve 13.03.2013 tarihli 2003/258 esas, 2003/392 sayılı ek kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 15.03.2017 gün ve 38-7277-2016 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2017 gün ve 2017/18831 KYB sayılı ihbar yazısı ile dosya Dairemize gönderilmekle karar sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği ve bu nedenle usulüne uygun tebliğ yapılması gerektiği yönüyle dairemizce RED edilmiş ve sanığa tekrar usulüne uygun tebliğat yapılarak Dairemize gönderilmekle incelendi:
Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 22.06.2005 gün ve 2003/258-2003/392 Esas ve Karar sayılı ek kararla verilip kesinleşen uyarlama kararından sonra hukuki gereklilik olmamasına rağmen Kayseri 1.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 13.03.2013 gün ve 2003/258-2003/392 Esas ve Karar sayılı ek kararla yapılan ikinci uyarlama kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarıda yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun
27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinden karar verilmesinde,
2-Olay tarihinde sanığın diğer sanıklarla müştekinin bağ evinin kapısını kırarak içeriden hırsızlık yapması şeklindeki eyleminin 765 sayılı TCK"nın 493/1-son 522, 59 ve 5237 sayılı TCK"nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanında TCK"nın 116/1, 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları açısından uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa değerlendirmesi yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından uygulama yapılmayarak ve yasal koşulları oluşmadığı halde TCK"nın 145/1. maddesi gereğince indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.06.2005 gün ve 2003/258-2003/392 Esas ve Karar sayılı ek kararının BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine,13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.