10. Hukuk Dairesi 2018/676 E. , 2019/10027 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum ile davalılardan ... vekilleri ve ... vasisi ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Kurum ile davalı ... vekillerinin talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum ile davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, dava dışı ... Deri Ürünleri San. ve Tic. A.Ş."de güvenlik görevlisi olarak çalışan davalı ..."un sinir krizi geçirmesi sonucu ateş etmesi ile aynı işyerinde çalışan ... 15.12.2011 tarihinde vefat etmesi üzerine hak sahiplerine 306,97 TL tedavi gideri, 328,00 TL cenaze gideri, 19.032,48 TL fiili ödeme ve 154.304,28 TL ilk PSD"li gelir olmak üzere toplam 173.971,25 TL ödenmesiyle oluşan Kurum zararından, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 69.588,50 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Karşıyaka 4. İş Mahkemesi"nin 2016/225 Esas 2016/246 Karar sayılı dosyasında davacı Kurum vekili, Karşıyaka 3. İş Mahkemesi"nin 2015/27 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü"nün %5 kusurlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 65.477,51 TL Kurum zararının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı ..., olayın iş kazası olmadığını, öldürmek maksadı ile ateş etmediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili, olayın iş kazası olmadığını, ... Serbest Bölge sınırları içine bir kişinin girebilmesi için ilk önce ... ait özel güvenlik bölgesinden geçmesi gerektiğini, davalı İdarenin ana giriş kapısının olayın gerçekleştiği saatte geçişe kapalı olduğunu, İdarenin herhangi bir kusurunun olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda "asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, kısmen reddine,
1- 60.667,87 TL ilk PSD ve fiili ödemenin gelir onay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden, 122,79 TL tedavi yardımının 15.12.2011 tarihinden, 131,20 TL cenaze yardımının 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte olmak üzere toplam 60.921,85 TL"sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine”karar verilmiştir.
Davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda, işyerinin gerekli önlenmeleri alıp, denetimleri yapması gerektiğini, sigortalıya yüklenen kusuru ve işverene kusur yüklenmemesini kabul etmediklerini, eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğini beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili,istinaf başvurusunda, müvekkili İdareye kusur raporunda %5 kusur verildiği halde tazminat miktarının müşterek ve müteselsilen bölünmesinin hukuka aykırı olduğunu, idarenin söz konusu olayda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını beyanla, yerel mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B-BAM KARARI
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından, “... davalı ..."un olaydan bir gün önce taraflar arasında yaşanan olayın etkisiyle, izin gününde alkollü olarak, av tüfeği ile işyerine gelerek sigortalıyı av tüfeği ile öldürmesi nedeniyle %70 kusurlu, sigortalının ise kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında da belirtildiği üzere olayın meydana gelmesinde tahrik edecek davranışlarda bulunması nedeniyle %25 ve ana giriş kapısında av tüfeğinin işyerine sokulmasına mani olmayan elemanların bağlı bulunduğu Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü"nün %5 oranında kusur izafe eden bilirkişi raporlarına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş, ancak hüküm tesis ederken davalıların toplam %75 kusur oranını gözetmeyen mahkeme kararı hatalı olmuştur...” gerekçesiyle
Davalı T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Karşıyaka 3. İş Mahkemesi"nin 07.09.2016 tarih, 2015/27 Esas ve 2016/362 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile;
65.001,29 TL ilk PSD ve fiili ödemenin gelir onay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden, 230,23 TL tedavi yardımının 15.12.2011 tarihinden, 246,00 TL cenaze yardımının 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte olmak üzere toplam 65.477,51 TL"sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalılar kusurlarının bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı Kurumun, kesinleştiği anlaşılan ceza davasına göre, ... Serbest Bölgesi alanında bulunan Dava dışı ... Deri Ürünleri San. ve Tic. AŞ."ye ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan davalı ..."un sinir krizi geçirmesi sonucu ateş etmesi ile ustabaşı olarak çalışan ... 15.12.2011 tarihinde öldürmesi ile sonuçlanan iş kazası ile ilgili olarak açtığı bu davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun"un 21/4. ve 76’ncı maddeleridir.
Anılan yasanın 21’inci maddesinin dördüncü fıkrası, üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilebilecektir.
Üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, ancak kusurlu bir hareketinin varlığı halinde rücu alacağından sorumludur.
Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanun"un 21. maddesi, 4857 sayılı Kanun"un 77. maddesi, İşçi sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki davada, davalı ..."un olaydan bir gün önce sigortalı ile arasında yaşanan tartışmanın ardından, izin gününde alkollü olarak, av tüfeği ile işyerine gelerek sigortalıyı av tüfeği ile öldürmesi nedeniyle Mahkemece alınan kusur raporunda davalı ...’un %70 kusurlu, sigortalının ise olayın meydana gelmesinde tahrik edecek davranışlarda bulunması nedeniyle %25 ve ana giriş kapısında av tüfeğinin işyerine sokulmasına mani olmayan elemanların bağlı bulunduğu Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü"nün %5 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Ancak, yapılan kusur incelemesinde davalı Gümrük ve Tic. Bakanlığı Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğünün sorumluluğunun yeterince irdelenmediği anlaşılmaktadır. Olayda kulanılan av tüfeğinin ruhsatlı olup olmadığı, ruhsatlı silahla olayın meydana geldiği Serbest Bölge’ye girişin mümkün olup olmayacağı, gümrük muhafaza memurlarının tabi olduğu ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapılmak suretiyle; bu personelin özellikle Serbest Bölge içinde çalışan kişilerin Bölgeye giriş kontrol ve denetimini nasıl yapmaları gerektiği, ne tür yetkilerinin olduğu, hususları da incelenmek suretiyle davalı Genel Müdürlüğün sorumluluğuna ilişkin kusur irdelemesi buna göre yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekili ile davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.