Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19876
Karar No: 2018/6778
Karar Tarihi: 20.06.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/19876 Esas 2018/6778 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/19876 E.  ,  2018/6778 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki aidiyetin tespiti ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, aidiyetin tespiti davasının kabulüne, tazminat davası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; ... Köyü 36-39-53 parsel sayılı taşınmazların muris ...adına kayıtlı olduğunu, murisin mirasçıları arasında yapmış olduğu mal paylaştırmasında davaya konu taşınmazların davacıya kaldığını, bu nedenle ..."un diğer mirasçılarının taşınmazın üzerinde bulunan muhtesatın davacıya aidiyeti hususunda davalı olarak belirtildiğini, 39 nolu parsel üzerinde bulunan meyve ağaçlarının 19.07.2013 tarihinde davalı ..."ın neden olduğu yangın neticesinde tamamın, 53 ve 36 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan bağ teveklerinin de bir kısmının hasara uğradığını ileri sürerek dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan mütemim cüzlerin davacıya aidiyetine, belirsiz alacak davalarının kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalılardan DEDAŞ, davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalılar ise ayrı ayrı, aidiyet davasını kabul etiklerini beyan etmişlerdir.
    Mahkemece; davanın kabulü ile, 4.581.70 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 02.04.2016 tarih, 2014/12670 E. - 2015/5520 K. sayılı ilamı ile; ""Muhdesatın davacıya aidiyeti konusunda davalı olarak gösterilen (davalı idare dışındaki) şahıslar hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği"" gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde; 1-Davacının muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının kabulü ile ... köyü 300 ada, 36 ve 39 nolu parseller ile 301 ada , 52 ve 53 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki bağ tevekleri ve ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 2- Davacının tazminat talebi hakkında verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşıldığından bu talep hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    Her ne kadar mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de, bozma ilamına uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki;
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297’inci maddesine göre; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
    a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
    b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
    c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
    ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
    d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
    e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
    (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
    şeklinde düzenlenmiştir.
    “Hükmün Yazılması” başlıklı 298’inci maddesi ise:
    “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
    (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
    (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
    (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” düzenlemesini içermektedir.
    Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denilebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
    Yerel mahkeme kararı, bozma kararı ile birlikte ortadan kalkıp hukuki geçerliliğini yitirmektedir. Bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde de değildir. Bu nedenle kurulacak yeni hüküm 6100 sayılı Kanun"un 297’inci maddesine uygun şekilde oluşturulmalıdır.
    Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2014 gün ve 2013/9-1989 E., 2014/657 K.; 29.03.2017 gün ve 2017/11-76 E., 2017/570 K. sayılı kararı ile 05.04.2017 gün ve 2017/19-909 E., 2017/622 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler vurgulanmıştır.
    Ne var ki, infaz edilecek olan karar son karar olup ilk karar da bunun eki niteliğinde olmadığından, yeni hükmün kesinleşen yönler de dikkate alınmak suretiyle infazda tereddüt yaratmayacak açıklıkta kurulması gerekmektedir.
    Tüm bu açıklamalar ışında mahkemece yapılacak iş; kararın hüküm fıkrasında yer alan ve hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilen kısım yönüyle de ilk hükümdeki gibi karar verilmesidir. Bu husus göz ardı edilerek yukarıdaki gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi