23. Hukuk Dairesi 2015/981 E. , 2016/2384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Vek. Av. ...
MÜDAHİLLER : 1-... Vek. Av. ... 2-...
Davacının açmış olduğu iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili firmanın 08.10.2008 tarihinde 500.000,00 TL ödenmiş sermaye ile kurulduğunu, firmanın kısa süre içinde büyük gelişme göstererek Bolu ilinde sayılı inşaat firmaları arasına girdiğini, firmanın kurulduğu yıl olan 2008 ve 2009 yıllarında çok düşük miktarda zarar ettiğini ve asıl atılımını 2010 yılında gerçekleştirdiğini, 2010 yılını 417.115,00 TL net kârla kapatan firmanın 2011 yılında 238.770,00 TL kâr ettiğini, yapısı daha güçlü olan şahıs şirketi ile birleşmesinin ödeme gücünü artıracağını, firmanın kısa süre içerisinde çok büyüdüğünü ancak nakit yönetimine dayalı basit hataların firmayı finansal sıkıntıya düşürdüğünü ileri sürerek, iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahil vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin inşaat faaliyetinin durduğu, şirketin 30.04.2014 tarihli rayiç bedelleri üzerinden özvarlığının (-) 1.327.609,18 TL olduğu, 30.04.2014 tarihi itibariyle aktiflerinin borçlarını karşılar duruma gelemediği, dava tarihi sonrası şirket hesaplarına nakit girişi olmadığı, borca batıklık durumunun devam ettiği, iyileştirme projesindeki öngörülenlerin yerine gelmediği, tamamen nakit sıkıntısı içinde kaldığı, borç ödeme kabiliyetini kaybettiği, faaliyetlerini sürdüremediği, iyileştirme projesinde belirtilen hususlarda gelişme sağlanamadığı, borca batıklık durumu ve mali vaziyetindeki kötüye gidişin artarak devam ettiği ve borca batıklık durumundan kurtulabilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, iflas erteleme talebinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir.
İİK"nın 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Kanun ile değişik 179/a maddesinin 1. ve 2. fıkraları, "Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarının onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır. Kayyımın atanmasına ilişkin karar,
../..
S.2.
kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar." hükmünü içermektedir.
Mahkemece iflas erteleme talebi ile ilgili ilanlar yapılmış, kayyum atanmış ise de iflas erteleme talebinin ve kayyımın atanmasına ilişkin karar kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırlarının ticaret siciline tescil ettirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, erteleme istemi üzerine, İİK"nın 179/a maddesi hükmüne uygun olarak gerekli ilanların eksiksiz bir biçimde yapılması ve ticaret siciline tescil ettirilmesi, gazete ilan ve tescil belgelerinin dosya içerisine eklenmesi gerekirken, bu usul gözardı edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, dosya arasında iflas avansının yatırıldığına ilişkin bir belgeye rastlanmamıştır. İflasın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle, İİK"nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca iflasın ertelenmesini isteyen, bu kararın ilânı, gerekli yerlere bildirilmesi, atanacak kayyım için belirlenecek ücreti ve alınacak erteleme tedbirlerinin uygulanması için gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin yatırmalıdır. İflas avansının yatırılmaması durumunda ise HMK"nın 325. maddesi uyarınca işlem yapılarak, gerekli masrafların bu şekilde karşılanması gerekmekte olup, mahkemece iflas avansı alınmaması da hatalı olmuştur.
2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re"sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.