Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/214
Karar No: 2016/2383
Karar Tarihi: 14.04.2016

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/214 Esas 2016/2383 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2015/214 E.  ,  2016/2383 K.
"İçtihat Metni"




MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi

-KARAR-

1-Dosyada, müdahil ...A.Ş. adına gerekçeli kararın ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ edildiği Av......"a verilmiş bir vekaletnameye rastlanmamıştır.
Adı geçen avukata müdahil ... A.Ş. tarafından verilmiş vekâletname varsa dosyaya sunulmasının temini, bunun mümkün olmaması halinde gerekçeli kararın, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ve işbu geri çevirme kararının müdahil .... A.Ş."ye tebliği ile işlemeye başlayan temyiz süresi ve temyize cevap süresinin beklenmesi, temyiz dilekçesi sunması halinde dosya içerisine konulması,
2-7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 17. maddesi, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu"nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi, "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinde muhatabın bulunmama nedeninin araştırılması ve tebliğ belgesinde gösterilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme getirilmemiş ise de, önce muhatabın aranması, muhatabın tevziat saatinde o yerde bulunmadığının ancak aynı gün tevziat saatinden sonra döneceğinin tespiti halinde daimi memur veya müstahdemlerden birine, işyeri ev ise memur ya da müstahdemlerden birine, bunlar da yok ise aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerden birine tebligatın yapılması gerekmektedir.
Tebligat Kanunu"nun 20. maddesinde ise, tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için "13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılırsa bu tarihten itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılır. "hükmüne; Yönetmeliğin 29. maddesinde, " 21, 22, 23, 25, 26 ve 27. maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları veya tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, gerekçeli karar müdahillerden R.. Ö.. ve H.. S.."e, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi müdahiller, ...A.Ş., ...San. ve Tic. A.Ş., V.. T.., İ.. O.. vekillerine , temyiz dilekçesi ise Y.. A... vekiline tebliğe çıkarılmış ve daimi çalışanlarına tebligat yapılmış ise de, tebliğ belgelerinde muhatabın tevziat saatinde işyerinde bulunmadığına ve aynı gün döneceğine ilişkin bir tespite yer verilmediği görülmüştür. Tebligat Kanunu"nun tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için düzenleme içeren 20. ve Yönetmeliğin 29. maddesinde aranan, anılan belirlemeye ilişkin bir açıklama da tebliğ belgesinde bulunmamaktadır. Bu tebligatlar, Tebligat Kanunu"nun 17 ve 20; tebliğ tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 26 ve 29. madde hükümlerine uygun yapılmış değildir.
Bu durumda, gerekçeli kararın R.. Ö.. ve H.. S.."e, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin .... A.Ş., ... A.Ş.(vekaletname sunulması halinde) , V.. T.., İ.. O.. vekillerine, temyiz dilekçesinin Y.. A... vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, yasal temyiz ve cevap süresinin beklenmesi ve hükmü temyiz eden olması halinde, temyiz dilekçelerinin dosya içerisine konulması,
3-Müdahale dilekçesi sunduğu halde, gerekçeli karar başlığında gösterilmeyen ..... Şti. vekiline gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat parçasına rastlanmamıştır. Gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi adı geçen müdahil vekiline Tebligat Kanunu"nun 17 ve 20. tebliğ tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 26 ve 29. madde hükümlerine uygun tebliğ edilmiş ise tebliğ belgelerinin dosya içerisine konulması, tebliğ belgeleri temin edilemez ise tebliğ tarihlerinin posta idaresi ve mahkeme kayıtlarından araştırılarak tespiti, tebliğe çıkarılmamış ise Tebligat Kanunu"nun 17 ve 20. tebliğ tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 26 ve 29. madde hükümlerine uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi, temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin davacı vekiline tebliği ile temyize cevap ve katılma yoluyla temyiz süresinin beklenilmesi,
4-7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesi, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu"nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik"in 30. maddesinde ise; " Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi müdahil K.. Ş... ve E.. Ç.. vekiline Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de tebligat mazbaatalarında, Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca, muhatabın adreste bulunmama sebebini beyan eden komşuların imzası alınmadığı gibi imzadan imtina ettikleri de belirtilmediğinden, yapılan tebligatlar usulsüzdür.
Bu durumda, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin adı geçen müdahiller vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, yasal temyiz ve cevap süresinin beklenmesi ve hükmü temyiz eden olması halinde, temyiz dilekçelerinin eklenmesi,
5-01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Kanun ile değişik İİK"nın 179/a maddesinin 1. ve 2. fıkraları, "Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarının onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır. Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar." hükmünü içermektedir.
Mahkemece, 26.06.2013 tarihli tensip tutanağının 3 no"lu bendi ile kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflas erteleme talebi ile ilgili İİK"nın 166/2. maddesinde belirtilen usulle ilânların yapılmasına ve bu hususların ticaret siciline tesciline karar verildiği halde, anılan ilanlara ilişkin yerel gazete nüshasına ve anılan karar ve talebin ticaret siciline tesciline ilişkin belgeye rastlanmadığından varsa ilana ilişkin yerel gazete nüshasının ve tescile ilişkin evrakın dosya içerisine konulması, aksi takdirde eksik yerel gazete ilanı ve tescil işlemi yaptırılarak, buna ilişkin yerel gazete nüshasının ve sicil cevabının eklenmesi, müdahale dilekçesi verilmesi halinde, gerekçeli kararın ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin yeni müdahil ya da müdahillere usulüne uygun olarak tebliğ edilip, yasal temyiz ve temyize cevap süresinin beklenmesi ve hükmü temyiz eden olması halinde, temyiz dilekçesiyle birlikte gönderilmesi,
Bilindiği üzere sağlıklı bir temyiz incelemesi yapılabilmesi için hükme esas alınan deliller ile dava evrakının eksiksiz olması, işlerin sırasına göre belirli bir düzen için de bulunması gerekmektedir. HMK"nın 450. geçici 1 ve 3. maddeleri uyarınca uygulanılmasına devam olunan HMUK"un 433/3. maddesi de dosyanın ve eklerinin dizi listesinin hazırlanmasındaki zorunlulukta bu düzeni sağlamak içindir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin "adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesinde öngörülen "davanın makul süre içinde görülmesi" kavramının zorunlu içeriğinden birisi de dosyaların temyiz incelemesi için süresinde ve eksiksiz biçimde Yargıtay"a gönderilmesidir. Bu nedenle hem iç hukuk açısından hem de Türkiye"nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler bakımından uyuşmazlığın kesin hükümle sonuçlanmasına kadar geçen tüm süreçlerin titizlikle ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi bu işle görevli olanların sorumluluğu altındadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi