22. Hukuk Dairesi 2018/2547 E. , 2018/10492 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait iş yerinde İnsan Kaynakları Grup Lideri olarak çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin işletmesel nedenlerle geçerli olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davada ispat külfeti işverene düşmekte olup davalı tarafça feshin haklı nedenle yapıldığının ispatlanamadığı, iş sözleşmesinin feshine son çare olarak başvurulduğu yönünde her hangi bir bilgi ve belge de sunulmamış olduğu ve yapılan feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda fesih bildiriminin yazılı olarak davacıya bildirildiği, fesih gerekçesinin davacının pozisyonu ile doğrudan ilişkilendirilmediği için özü itibarı ile açık ve kesin olmadığı, fesih bildiriminde sadece yeniden yapılandırma kararına istinaden davacının iş sözleşmesinin feshedildiğinin belirtildiği, bununla birlikte yönetim kurulu tarafından alınan yeniden yapılandırma kararının davacı açısından yaptığı işle ilişkisi ve davacının istihdamının hangi şekilde ortadan kaldırıldığı yönünde hiçbir ifade ve açıklamanın yer almadığı, işletmesel kararın kapsamı ve uygulamasına yönelik yönetim kurulu kararı sunulduğu ancak organizasyon şemalarındaki değişiklikler, norm kadro sayılarında değişimler, kadro iptalleri ve birleştirmeleri, birimlerin kapatılması veya küçültülmesi ve benzeri bilgilerin işverence sunulmadığı, dolayısı ile işletmesel kararın tutarlı şekilde uygulanması ilkelerine aykırı davrandığı, davalı iş yerinde personel azaltılmasına gidildiği ancak işten çıkarılacak işçilerin seçiminde davalı işveren tarafından hangi objektif kriterin uygulandığının ispatlanamadığı, işletmesel kararın uygulanmasında tutarlı ve objektif davranma ilkelerine aykırı davranıldığı, bu durumun feshin son çare olması ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı, davalı vekili süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı sebepler olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi, davalı şirket yönetiminin aldığı karar doğrultusunda organizasyonel yeniden yapılandırma çalışmaları başlatılması, bu çalışma kapsamında insan kaynakları görevinin merkezden yürütülmesine karar verilmesi, oluşan kadro fazlalığı ve kendisine önerilecek niteliklerine uygun bir görevin de bulunamaması sebebiyle feshedilmiştir. İşveren ayrımcılık yasağını ihlal eden bir durum yoksa yönetim hakkı kapsamında işçiyi işten çıkarabilir. Burada işvereni bağlayan bir seçim kriteri yoktur. Davacının değerlendirilebileceği bir iş veya işyeri olduğu davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Bu sebeple feshin son çare olması ilkesinin yerine getirilmediği soyut biçimde kabul edilemez. Bu hususlar dikkate alındığında, işverence yapılan fesih geçerli bir fesih olup talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun"un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2017/1243 esas- 2017/1590 karar sayılı ve Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi’nin 2015/506 esas-2016/549 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 330,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 2.180,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 03/05/2018 tarihinde karar verildi.