21. Ceza Dairesi 2016/6436 E. , 2016/4231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sahte belge düzenlemek suçları bakımından suç tarihi düzenlenen son sahte belge tarihi olduğundan, gerekçeli karar başlığına eksik yazılan suç tarihinin, “....-.....” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1-)Sanığın mükellefiyet doğrultusunda alışverişini yaptığını, tüm evraklarını ..... Vergi Dairesi Başkanlığı"na teslim ettiğini savunması, vergi tekniği raporunda boş sevk irsaliyelerinin ibraz edildiğinin belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sevk irsaliyelerinin sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediği, adlarına sevk irsaliyesi düzenlendiği iddia edilen kişiler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyalarının intikalinin sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, gerektiğinde sevk irsaliyelerini kullanan kişiler dinlenilip sözü edilen belgeleri kimden ve hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları ve bunlarla ilgili belgeler olup olmadığı sorulduktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-)Kabul ve uygulamaya göre de;
a-).... tarihli iddianamedeki anlatıma ve dayanağı olan..... gün ve ..... sayılı vergi suçu raporu ile ekleri içeriğine göre; sanık hakkında “2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek” suçlarından kamu davası açıldığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere sahte fatura düzenlemek suçları bakımından da her takvim yılının ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her bir takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hangi yılda işlenen suçla ilgili olduğu da belirtilmeksizin yazılı şekilde tek hüküm kurulması,
b-)Sanığın aynı takvim yılı içerisindeki farklı dönemlerde sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul olunması karşısında; koşulları bulunduğu halde hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
c-)5237 sayılı TCK"nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda, suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK"nun "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hakimin takdir ve değerlendirme yetkisi içerisindedir. Ancak, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK"nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunlu olup, yasa metinlerindeki ifadelerin kararda tekrar edilmesi ile bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe olmadığı cihetle; dosya ile uyumlu, denetime olanak sağlayacak şekilde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
d-)Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 10.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.