10. Hukuk Dairesi 2018/2882 E. , 2019/9757 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Rize İş Mahkemesi
Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer"i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, davalı şirketteki çalışmalarının asgari ücret üzerinden bildirildiğini oysaki aldığı en son net maaşının 1.000,00 TL olduğunu beyanla, sigorta primlerinin net 1.000,00 TL üzerinden gösterilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacının davalı işyerinde 10.06.1996 tarihinden bu yana çeşitli aralıklarla çalıştığını ve kurum kayıtlarına göre davacının sigortalılığının halen davalı işyeri tarafından bildirildiğini, dava dilekçesinde davacının prime esas kazancının hangi tarihler arasında Kuruma eksik bildirildiğinin anlaşılamadığını, prime esas kazanç miktarlarının işverenler tarafından kurumlarına bildirildiğini ve kurumlarınca yapılan bir hata ya da eksikliğin söz konusu olmadığını belirterek, 6100 sayılı HMK"nun 69.maddesinin 1.fıkrasındaki "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir." hükmü doğrultusunda, yargılama sonunda fer"i müdahil olan SGK Başkanlığı aleyhinde hüküm kurulmamasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1- Davanın kabulü ile,
Davacının davalıya ait iş yerinde 27/03/2009-23/10/2010 tarihleri arasında net 1.000,00 TL ücret ile çalıştığının tespitine,” şeklinde hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı ve feri müdahil SGK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile Rize İş Mahkemesinin 25.04.2017 tarih ve 2016/54 Esas, 2017/113 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
2-Davanın reddine, “ şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı avukatı, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Kurumun fer"i müdahilliği bakımından; 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.
Şu durumda, eldeki davanın hizmet tespiti istemli olmayıp, prime esas kazanç istemli olması hususu gözetildiğinde, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, kurumun karar başlığındaki sıfatının feri müdahil olarak gösterilmesi isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereği kaldırılmasına, 1-Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Dairesi hükmünün karar başlığında ""fer’i müdahil"" ibaresinin silinerek yerine ""Davalı"" ibaresinin yazılmasına, ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.