19. Hukuk Dairesi 2015/15882 E. , 2016/6186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkil şirket ile davalı ... Akaryakıt ve Servis İstasyonları İşletmeciliği Ltd.Şti. arasında 18.06.2010 ve 23.01.2012 tarihli istasyonlu bayiilik sözleşmesi ile 20.08.2009 tarihli protokolün akdedildiğini, diğer davalı ...’ın kefil olduğunu, ancak davalı şirketin asgari alım taahhüdünü ihlal ettiği gibi sözleşmelere aykırı olarak başka firmalardan alım yaptığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğini, 18.06.2010 tarihli sözleşmesinin 27.1. maddesi gereğince davalı şirketten 50,000.-USD cezai şart alacağının yanısıra 20.08.2009 tarihli protokolün 10. maddesi gereğince 1.000.000.-USD cezai şart alacaklarının sözkonusu olduğunu, 50.000.-USD alacağın tamamının, 1,000.000.-USD alacağından şimdilik ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500-USD"nin talep edildiğini, ayrıca asgari alım taahhüne aykırılıktan dolayı 227.902 USD cezai şart, kar mahrumiyetinden dolayı ise 528.578.-USD alacağının doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve sair haklar saklı kalmak kaydıyla protokol ihlalinden doğan cezai şarta ilişkin olarak şimdilik 2.500 USD; bayiilik sözleşmesinin ihlalinden doğan cezai şarta ilişkin olarak 50.000-USD; asgari alım taahhüdüne aykırılıktan doğan cezai şarta ilişkin olarak şimdilik 2.000-USD ve kar mahrumiyetine ilişkin şimdilik 2.000 USD alacağın fesih tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmediğini, taleplerinin haksız olduğunu, asgari alım taahhüdünün yerine getirildiğini, talep edilen cezai şartın müvekkilinin ekonomik mahfına neden olacak derecede ağır olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, sözleşmenin birden fazla maddesinde cezai şart öngörülmüş ise de, bayiilik sözleşmesinde cezai şart olarak belirlenen 50.000 USD cezai şarta hükmedildiği, yoksun kalınan kar alacağının 528.578 USD olduğu, bu talep yönünden 2.000 USD taleple bağlı kalındığı, dava tarihi itibari ile temerrüt oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 50.000 USD cezai şart ve 2.000 USD mahrum kalınan kar alacağı olmak üzere toplam 52.000 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesi hükümleri gereğince davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir:
1-Hükmü temyiz eden davalılar vekili tarafından yatırılması gereken temyiz harç ve masraflarının yatırılmaması nedeniyle harç ve masrafların tamamlanması için yerel mahkemece usulüne uygun muhtıra çıkarılmış olmasına rağmen davalı vekilinin harç ve masraf yatırmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-18.06.2010 tarihli sözleşmesinin 27.1 maddesinde “Bayi"nin bu sözleşmede yer alan hususlardan herhangi birine uymaması halinde şirket; a-) Mal teslimatını bir süre için durdurmak b-) Bayi"den uyulmayan her husus için 50.000 (ellibin) Amerikan Doları cezai-şart talep etmek c-) Zarar, ziyan satış kaybından dolayı maruz kaldığı kar kaybını talep etmek d-) sözleşmeyi derhal ve süresinden önce feshetmek yaptırımlarından herhangi birini, bir kaçını veya hepsini Bayi"ye uygulamak hakkına veya hem bunları uygulayıp hem de Bayi"den akdin ifasına devam edilmesini talep etmeye yetkilidir.” şeklinde belirtilmesine göre, sözleşme feshedilmeden ihlali halinde, cezai şart talep etme imkanı tanınmıştır. Ne var ki, somut olayda, davacı 02.07.2012 tarihinde davalıya noterden bir ihtarname göndererek, başka firmalardan alım yapıldığından ve sözleşmedeki asgari alım taahhüdünün yerine getirilmediğinden dolayı sözleşmenin feshedildiğini bildirmiştir. Görüldüğü gibi, davacının dayandığı sözleşme hükmü ise 20.08.2009 tarihli protokolün 10. maddesi cezai şart başlıklı olup, fesih halinde cezai şartı düzenlemektedir. Bu durumda mahkemece davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği kabul edildiğine göre talep edilecek cezai şartın protokolün 10. maddesine göre belirlenmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmediği gibi davacının asgari alım taahhüdünü ihlalden doğan cezai şart istemi yönünden bir değerlendirme yapılmayarak bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.