23. Hukuk Dairesi 2015/5059 E. , 2016/1998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki men"i müdahale ve ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK"nun 438/I. maddesindeki parasal sınır, 5236 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2015 yılı için 21.220,00 TL’dir.
Temyize konu kararda dava değerinin 7.000,00 TL olması nedeniyle, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili kooperatife ait 11/4 kapı numaralı meskene davalılar tarafından 15.08.2008 tarihinden itibaren haksız olarak müdahale edildiğini, davalıların işgal ettiği taşınmazdan müdahalesinin men"i ile taşınmazın müvekkiline teslimine, ayrıca mesken yönünden 7.000,00 TL ecrimisil bedeline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu edilen daireyi 01.05.2006 tarihinde ...."nden satın aldığını, anılan şirket yetkilisi ile kooperatif yönetim kurulu başkanı tarafından dava konusu dairenin anahtarının müvekkiline teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalıların kendi beyanı ile gerek davacı kooperatif tarafından ve gerekse de satın alındığı savunulan firma tarafından satış sözleşmesine istinaden davalıya tahsis edilmiş veya teslim edilmiş taşınmaz bulunmadığı, davalıların dayandığı sözleşmede de; satışa konu dairenin kur"a çektirilmek suretiyle teslim anında belirleneceği açıkça belirtildiği, herhangi bir kur"a çekilmesi, tahsisi veya teslimi olmadan davalıların kullanımı haksız işgal niteliğinde olduğu, ecrimisil bakımından ise ecrimisilin; hak sahibi zilyedin, kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olduğu, taşınmazların işgal edildiğine ilişkin şikayet üzerine... Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/26359 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma dosyasında , davalıların taraf olmadığı, davalıların kullandığı dairenin mülkiyeti ile uyuşmazlık olduğunu bilmedikleri anlaşıldığından, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı tarafın dava konusu edilen taşınmaza vaki müdahalesinin men-i ile bu taşınmazdan tahliyesine ve davacı tarafa teslimine, ecrimisil isteminin ise reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava kooperatifler hukukuna dayalı muarazanın meni, davacı kooperatifin ürettiği konuttan tahliye (elatmanın önlenmesi) ve ecrimisil bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Eldeki davanın açıldığı 18.03.2011 tarihinde konutların tahsisi amacıyla kur"a çekimi yapıldığı ancak kur"ada davalı ... Çiftçi’nin ismi bulunmadığı ve dolayısıyla davalıya herhangi bir konutun isabet etmediği anlaşılmaktadır.
Davalı üyeliğinin peşin bedelli olup olmadığı bu davadaki talepler açısından önem taşımadığından peşin bedelli üyeliğe ilişkin ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2013/158 E. sayılı davasının sonucunun beklenilmesine gerek görülmediği gibi yine aynı nedenle yüklenici şirket temsilcisi ...ve eski kooperatif yöneticileri hakkındaki ceza davasının sonucunun da beklenmesinin eldeki davayı etkiler bir yönü olmadığı görülmüştür. Gerçekten de eldeki davadaki ihtilafın çözümünde önemli olan husus, dava tarihi itibariyle davalının ikamet etmekte olduğu daireye girmekte haklı olup olmadığı hususudur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 23. maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. Kooperatife ait tip anasözleşmenin 62. maddesine göre ise imal edilen konutlar, ortakların katılımı ile noter önünde çekilecek kur"a ile dağıtılır.
Somut olay itibariyle dosyaya bakıldığında diğer aynı statüdeki ortaklarla eşit durumda bulunan davalının, herhangi bir kur"a olmaksızın, adına tahsis kararı bulunmadan dava konusu konuta yerleşip kullanamayacağı nazara alındığında davalının fiilen daireye giriş tarihinin tespit edilerek bu tarihten sonraki ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekir. Zira bu hususları davalının bilmediğini ileri sürmesi mümkün değildir. Herhangi bir tahsis kararı bulunmadan üyenin konuta girmesi yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırıdır. Nitekim daha sonra davalı ve aynı durumda olan diğer kooperatif ortaklarının işgal ettikleri bağımsız bölümden çıkarılmaları için 21.12.2008 tarihli kooperatif genel kurulunca karar alındığı, aynı hususta Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davalının kooperatife danışmadan, fiili durum oluşturarak, oldu bittiye getirerek, bağımsız bölümü kullanılmasının iyiniyetli bir davranış olmadığı bu nedenle ecrimisil talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.03.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.