23. Hukuk Dairesi 2015/5047 E. , 2016/1978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 28.03.2013 gün ve 2012/6187 Esas, 2013/1962 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalılar ... ve ... vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... ve ...’ün arsalarının yan yana olduğunu, bu arsaların birleştirilmesi suretiyle diğer davalı şirket ile 27.03.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre 20 bağımsız bölümlü binada davacıya, 1,5,9,12 ve 17 nolu bağımsız bölümlerin, davalılardan ... ve ...’e 6,11,14,19 ve 3 nolu dairenin ¼’ünün, kalanının ise yükleniciye düştüğünü, sözleşme gereğince fazla imalat halinde arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki paylaşımın % 50 oranında olacağı yönünde anlaşıldığını, fazladan 21 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin yapılacağının anlaşılması üzerine, 3 nolu bağımsız bölümün tamamının ... ve ...’e verilmesi, davalılardan ... ve ..."e isabet edecek dükkanın yarı hissesinin yükleniciye verilmesi, yeni dükkanlardan birinin 20 m²’sinin davacı ...’ye ait olması yönünde 01.09.1996 tarihinde anlaşıldığını, bu duruma rağmen davalı yüklenicinin açtığı dava sonunda, 01.09.1996 tarihli sözleşme tartışılmaksızın, 22 nolu dükkan bedelinin yarısı olan 7.000,00 TL’nin davalı ... ve ...’den tahsiline, 3 nolu bağımsız bölümün ¾’ünün yüklenici adına tesciline, 21 nolu bağımsız bölümün tapusunun ½ oranında iptali ile yüklenici adına tesciline karar verilerek kesinleştiğini, davacının en başta alması gerekenden daha az bağımsız bölüm aldığını ileri sürerek, 3 ve 21 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde 70.000,00 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ...Ltd. Şti. vekili, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı yüklenicinin açtığı dava sonunda verilen karar sonunda, 3 nolu dairenin tamamı davacı ..."a ait olması gerekirken ¼"ünün verildiği, sözleşmeye göre ...’a ait olması gereken 1 nolu bağımsız bölümün ise ... ve ...’e verildiği, 21 nolu bağımsız bölümün yarı bedelinin davalı ... ve ..."e davacı tarafından ödenmesi gerektiği, davacı ..."ın 658 m² büyüklüğünde, davalı ... ve ..."ün 596 m² büyüklüğünde arsalarının tevhidi ile 21 numaralı parselin oluşturulduğu, buna göre taşınmazda davacı ..."nin %52, davalı ... ve Sırrı"nın ise % 48 oranında pay sahibi oldukları, eserde
bulunan 3 nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerinin 70.000,00 TL olduğu, buna göre davacının 3 numaralı bağımsız bölümdeki değer kaybının 52.200,00 TL, 1,21 ve 22 numaralı bağımsız bölümlerin ise dava tarihi itibariyle değerinin 40.000,00 TL olduğu, davacı 1 numaralı bağımsız bölüme sahip olacakken 3 numaralı bağımsız bölümün ¼ hissesine sahip olduğu, bu durumda 40.000,00 - 70.000,00 x ¼ = 22.500,00 TL maddi kaybının oluştuğu, bu bedeli arsa sahiplerinden talep edilebileceği, yine 22 numaralı dükkanın ½ hissesinin %52"sine sahip olması gerektiğinden dava tarihi itibariyle 40.000,00 x ½ x %52 = 10.400,00 TL talep edebileceği, davacının 21 numaralı dükkanın ½"sine sahip olduğu, ancak sözleşmeye göre ½"sine davalı arsa sahipleri ...’nın sahip olması gerektiği, buna göre davacının 40.000,00 TL x ½ x %48 = 9.600,00 TL"yi davalı arsa sahipleri ... ve ..."e ödemesinin gerektiği, bu doğrultuda davacının davalı arsa sahipleri ... ve ..."den talep edebileceği toplam bedelin 22.500,00 TL + 10.400,00 TL - 9.600,00 TL = 23.300,00 TL olduğu, davalı şirketi ilgilendiren bir durum olmadığından bu davalı aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiği belirtilerek, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 23.300,00 TL"nin temerrüt faiziyle tahsiline dair verilen karar davacı ile davalılardan ... ve ... vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 28.03.2013 tarih ve 2012/6187 Esas, 2013/1962 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Bu kez, davalılar ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... verkilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 10,35 TL harç ve takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.