Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1660
Karar No: 2019/9529
Karar Tarihi: 04.12.2019

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2018/1660 Esas 2019/9529 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2018/1660 E.  ,  2019/9529 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi

    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar Kurum ile ... - ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak kurulan yeni hükümle davanın davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum ile ... - ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kesintisiz ve aralıksız 5 yılı aşkın süre davalı ... - ... yanında çalıştığını belirterek davacının davalı işveren yanında 01/05/2007 - 30/08/2012 tarihleri arasında sigortasız çalışmış olduğu hizmet süresinin ve bu süre içerisinde tek işveren yanında çalıştığının tespitini, sigortada gerçek maaştan düşük olarak yatırılan maaşın eksik kalan kısmının tespitini talep ve dava etmiştir.
    II- CEVAP:
    Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; Davacının davalı işyerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayda ve belgeye rastlanılmadığını, davacının davalı işveren yanında başka işyerlerinde de dava konusu dönem içinde çalışmaları olduğunu, bu nedenle bu işverenlerin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının çalışmalarının kesintili olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; Davacının müvekkil işyerinde 16/04/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının yine değişik zamanlarda işten kendi bulduğu mazeretler ile ayrıldığını daha sonra müvekkil firmanın isteği ile geri döndüğünü, davacının genel tatil günlerinde ilişkin ücretleri bordro kapsamında hesaplanarak kendisine ödendiğini, bu bordrolarda davacının itirazının olmadığını, davacının kendisinin işi terketmesi nedeniyle ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının herhangi bir haklı nedene dayandırmadan feshettiği için kıdem tazminatı da ödenmeyeceğini, davacının ücret miktarının hayali olduğunu ve ücretin imzalı bordrolarda görülen ücret olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III- MAHKEME KARARI:
    A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk derece Mahkemesi tarafından, “davanın kısmen kabulü ile, davacının davalılar ... ve ..."a ait ... sicil sayılı işyerinde 11/09/2007-30/08/2012 tarihleri arasında aralıksız olarak asgari ücretin 1,78 katı ücretle, hizmet akdi ile çalıştığı halde SGK "ya bildirilmeyen sigortalılık sürelerinin; 02/02/2008-15/04/2008 tarihleri arasında 74 gün,
    - 09/08/2010-31/12/2010 tarihleri arasında 141 gün,
    - 01/01/2011-31/09/2011 tarihleri arasında 240 gün,
    - 02/09/2011-14/02/2012 tarihleri arasında 165 gün,
    olmak üzere toplam 620 günlük günlük sürenin sigortalı olarak tespitine” karar verilmiştir.
    İSTİNAF SEBEPLERİ:
    Davalı ... vekili, 5 yıllık hak düşürücü sürenin göz önünde bulundurulmadığını, gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
    Davalı ... vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, tanık beyanlarının çelişkili olup davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
    B- BAM KARARI
    “Davalı ... vekilinin ve ... - ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile; Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesinin 15.11.2016 Tarih ve 2014/302 Esas - 2016/353 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
    1-)Davanın kısmen kabulü ile; davacının 11.09.2007 - 30.08.2012 tarihleri arasında davalılar ... ve ..."a ait ... - ... sicil numaralı iş yerinde, Kuruma bildirilen süreler dışında aralıksız olarak sigorta primine esas asgari kazanç üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    2-)Davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine,” karar verilmiştir.
    TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili ile davalı ... vekili istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle Gaziantep BAM 10. Hukuk Dairesi Kararının bozulması gerektiğini beyan etmişlerdir.
    IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
    Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
    Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
    Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
    HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
    Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
    Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği görülmektedir.Davacı adına verilen 11.09.2007 tarihli işe giriş bildirgesinin ...-...’a ait 1011387 sicil no.lu işyerinden verildiği, 16.04.2008 tarihli işe giriş bildirgesinin ise ...-...’a ait ... sicil no.lu işyerinden verilmiş olmasına rağmen ... ve ... yönünden davanın reddi yerinde değildir. Davalılar arasındaki ilişkinin işyerleri ile ilgili kayıtların getirtilmek suretiyle belirlenmeli, davacıyı çalıştıran işverenlerin kim olduğu açık şekilde belirlenmeli, davalıların işyerleri arasında organik bir bağ varsa bu husus da tespit edildikten sonra davacının çalışması hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
    Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu husus yeniden usulünce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar ... ve ... hakkında davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin kararı kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
    SONUÇ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... - ... Ekmek Fabrikasına iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi