10. Hukuk Dairesi 2018/4037 E. , 2019/9526 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle, Kurum sigortalısı ..."in davalı işyerinde çalışmakta iken 16/07/2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, Kurum tarafından sigortalıya 75.861,77 TL peşin değerli gelir bağlandığını, 4.464,64 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve 10.723,21 TL hastane ve tedavi masrafı yapıldığını belirterek, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; belirlenen Kurum zararından şimdilik 25.953,92 TL peşin değerli gelir, 1.488,21 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 3.574,40 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 31.016,53 TL"nin gelir bağlama onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, temerrüt oluşmadığından faiz talep edilemeyeceğini, sigortalının müterafık kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, fazla ödemeleri kabul etmediklerini, olayda davalı şirketin kusuru bulunmadığını, işyerinde gerekli tüm önlemlerin alınmış olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından, "davanın KABULÜ ile, 25.953,92 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.574,40 TL tedavi giderinin 21/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.488,21 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 06/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, SGK harçtan muaf olduğundan alınması gerekli 2.118,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına" karar verilmiştir.
Davacı SGK vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu olayda kusurun tamamının davalı şirkete ait olduğu, kazazede sigortalının kusurunun bulunmadığı, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelere talebin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin herhangi bir kastının ve kusurunun bulunmadığı, davacı Kurumca dava dilekçesinde belirtilip ikrar edilen miktar göz önüne alındığında 4.464,64 TL geçici işgöremezlik ödemesi olduğu halde bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 6.120.94 TL çıkarıldığı, müterafık kusur indirimi yapılmadığı, ayrıca peşin sermaye iyiniyet indiriminde de bulunmadığı, hesap bilirkişisince tedavi giderlerinin kalem kalem belirtilmesi ve bu giderlerin hangilerinin davalı şirketten istenebileceği ve hangilerinin istenemeyeceği belirtilmeden toplam gider üzerinden davalıya usul ve yasaya aykırı olarak belirlenen kusur oranında hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,kusur raporunun hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
B-BAM KARARI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi taraf vekillerinin istinaf başvurularını HMK"nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili, aynı istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava; iş kazası sonucu malül kalan sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, ödenen gecici iş göremezlik geliri ve tedavi giderlerinin tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 21/1 . maddesidir.
5510 sayılı Kanun"un 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiştir.
1-16.07.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu %45 oranında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirlerin, yapılan geçici iş göremezlik ödemesi ile yapılan tedavi masraflarının tahsilinin istendiği davada, Mahkemece, alınan kusur raporunda davalı işveren %65, sigortalının ise %35 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun"un 21., 4857 sayılı Yasa"nın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasa"nın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Rücû davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusurlu olanlar davacı Kurum"un rücû alacağından kusurları karşılığı sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeniyle daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat dosyasındaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir.
Eldeki davada, davalı şirkete ait kilit parke imalatı yapılan işyerinde kepçe yağcısı olarak çalışan sigortalı, kendi sevk ve idaresindeki kamyonete işyerinin taş ocağı işyerinden yükleyerek getirdiği kum elemek için kullanılan 1,60x2 m ebadındaki 6 adet eleği kamyonetten indirmek için kum yükseltisinin üzerinde durmuş ve kamyonetin üzerine çıkarak eleği eliyle kaldırmak isterken kum tepesi üzerinden takriben 4-5 m yüksekliğinden geçmekte olan 36.000 volt yüksek gerilim hattı geçmesi nedeniyle elindeki elek hatta temas etmemesine rağmen hattın çekim etkisiyle elektrik akımına kapılarak sağ kolunda kalıcı hasar oluşmasına yol açan iş kazası ile ilgili olarak Mahkemece, alınan kusur raporunda davalı işverenin işin yürütülmesi sırasında işinin ehli fenni yeterliği bulunan teknik eleman bulundurmama, elektrik hattının enerjisi kestirilmeden üzerinden enerji nakil hattı geçen kum yükseltisinin üzerinde çalşma yapılmasını engellemediği veya kum yığının tepesindeki eleme yeri ile enerji nakil hattı arasına değmesi veya emniyet mesafesini aşacak şekilde yaklaşmalarını önleyecek izole perde yapmamış olması ve kişisel koruyucu donanım verilmemesi, işverenin işçiye gerekli iş güvenliğini aldırmadığı, kendi inisiyatifine bıraktığı gerekçeleriyle ile %65, sigortalının ise kamyonetten eleği indirirken dikkatli ve özenli davranmaması eleği nakil hattına yaklaştıracak şekilde kaldırması, kendi can güvenliği bakımından dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle %35 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ancak meydana gelen iş kazası ile ilgili davacı Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 06.03.2013 tarihli soruşturma raporunda ise işverenin yüksek gerilim hattı altında kum eleme işi yapılması nedeniyle davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Buna göre, müfettiş raporu ile Mahkemece alınan kusur raporunda aynı olgular tespit edilmesine rağmen müfettiş raporunda davalı işverenin kusur oranı %100 olarak belirlenmişken, Mahkemenin aldığı kusur raporunda bu oranın %65 olarak belirlenmiş olması nedeniyle çelişki meydana gelmiştir.
Mahkemece, bu sebeple oluşa uygun, ve çelişkileri gidermek için, iş kazasının gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınacak raporla tarafların kusur oranı ve aidiyetinin belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken çelişkili kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.