16. Hukuk Dairesi 2016/7850 E. , 2018/2707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden taraftan gelen olmadı. Aleyhine temyiz istenilen ... geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucunda ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 259 ada 11 parsel sayılı taşınmaz edinme sebebinde 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca ... adına ... sınırları dışına çıkarıldığı ve beyanlar hanesine iş bu taşınmaz ve üzerindeki 4 katlı ve 1 katlı kargir bina 11 yıldan beri ... evlatları İsa ve ..."nin müşterek kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak taşınmazda kendi adının da kullanıcı olarak yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.07.2014 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 224,93 metrekare yüzölçümündeki bölümü üzerinde davacı ve davalıların fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine, geri kalan kısım yönünden davalılar adına olan şerhin aynen devamına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taraf beyanları, tutanak bilirkişilerin beyanları ve bilirkişi raporuna göre taşınmazın tarafların murisi annelerinden kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç dahi dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava, 3402 sayılı Yasa"ya 5831 sayılı Yasa"nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Kural olarak ... davaları, lehine tespit ya da ... komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılır. Dava 3402 sayılı Yasa"nın Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan husumetin, taşınmazın tespit maliki olan ... ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesi zorunludur. Eldeki dava yönüyle de davacı tarafından ... husumet yöneltilerek dava açılmış, yargılama sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilenlerin taraf olmadığının anlaşılması üzerine davacı tarafından davaya dahil edilmiş olması karşısında davalı tarafın bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı ... duruşmada davayı kabul etmediğini taşınmazın annelerinden kalan yer olmadığını, diğer davalı ..., taşınmazın anne ve babalarından kaldığını ancak davacının miras hakkını başka yerden aldığını çekişmeli taşınmazda yalnızca kardeşlerden ..."nin (davada taraf bulunmayan) hakkının bulunduğunu bildirmiştir. Ne var ki; davalılara davaya dahil edilme dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmekle yetinilmiş yazılı olarak cevaplarını ve delillerini bildirmeleri için imkan ve süre tanınmamıştır. Diğer yandan 02.07.2015 tarihinde taşınmaz başında keşif yapılmış, yerel bilirkişi ve tanık dinlenmemiş yalnızca davacının beyanı alınmıştır. Ayrıca; davacı, dava dilekçesiyle taşınmazın tamamı hakkında tüm mirasçıların kullanıcı olarak yazılması istemiyle dava açmış, yargılama sırasında fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümü hakkında davaya devam ettiğini bildirmiş, ve 17.09.2015 tarihli celse de yalnızca kendi miras payının adına yazılmasını istemiştir. Davacının miras payının 1/7 olmasına rağmen mahkemece talebi aşar şekilde ve davacıya verilen payın 1/3 olacak şekilde (A) bölümünün davacı ve davalıların kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde yazılmasına karar verilmiş, ancak bu bölüm üzerinde (fen bilirkişi raporuna göre) 2 adet yapı (muhdesat) bulunmasına rağmen bu muhdesatların muristen mi kaldığı, yoksa bizzat davalılar tarafından mı yapıldığı diğer bir anlatımla davacının yalnızca taşınmazın zemininde mi yoksa üzerinde bulunan muhdesatlar da miras yoluyla gelen bir kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususları gözetilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilemez.
O halde öncelikle, taşınmazı bilebilecek yerel bilirkişilerin tespit edilmeli, taraflara beyan ve delilleri, varsa tanıklarını bildirmeleri için süre ve imkan tanınmalı, daha sonra taşınmaz başında yerel bilirkişilerin ve bildirdikleri taktirde taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalı, taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün evveliyatından beri kimin kullanımında olduğu, tarafların murisine ait ise ölümüyle mirasçıları arasında usulüne uygun bir taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi mirasçıya taksim sonucunda ne verildiği, taşınmazın (A) bölümü üzerinde bulunan muhdesatların murise mi ait olduğu, yoksa davalı tarafa mı ait olduğu hususlarında ayrıntılı beyan alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü üzerinde ve davacının talebinin kendi miras payına yönelik olduğu da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hal böyle olunca; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz davalıların itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.