
Esas No: 2019/3457
Karar No: 2019/6392
Karar Tarihi: 28.05.2019
Nitelikli dolandırıcılık - belgede sahtecilik - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2019/3457 Esas 2019/6392 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri davadan haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Usulüne uygun şekilde duruşmalardan haberdar edilmemesi nedeni ile katılan sıfatı alamayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın CMK 260/1 maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılmakla, CMK 237/2 ve 238 maddeleri gereğince davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Petrol Eczanesi sahibi sanık ... ve kalfası sanık ...’in 29.10.2005 tarihinde tanık ...’nın reçetesinde yazılı olan 5 adet ZYPREXA marka 10 mg tableti verdiği, SGK’ya bu ilaçlara ait kupürlerin verildiğinde sahte olduğunun tespit edildiği, sanıkların bu şekilde SGK’yı sahte kupür verip belgede sahtecilik yaparak dolandırmaya teşebbüs ettikleri iddia olunan olayda;
1- Belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK"nın 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "belgede sahtecilik" suçunun kanunda gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tâbi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 29.10.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça konu ilaçların fatura karşılığı ecza deposundan alındığına dair aksi ispatlanamayan sanık savunmaları, satın alınan her ilacın küpürlerini kontrol etmelerinin mümkün olmayacağı, ilaçları alan tanığın da, doktor tarafından kendisine reçete edilen ilaçları söz konusu eczaneden alarak kullandığını beyan etmesi, suça konu ilaçların 5 adet gibi az miktarda olması, buna göre temin edilecek paranın azlığı dikkate alındığında, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçelerine dayanan mahkemenin kabullerinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıkların beraatlerine ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.