21. Hukuk Dairesi 2016/7293 E. , 2017/9943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, askerlik borçlanma bedelinin iadesi talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline, ödemiş olduğu bedelin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı Kurum"a ihtirazî kayıt ileri sürerek ödediği askerlik borçlanma bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Kurum"dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile yazıldığı şekilde karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olan 5510 sayılı Kanun"un, "Sigortalıların borçlanabileceği süreler" başlıklı, 41. maddesi;
"… Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; ...
b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
... kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32"si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/30 md.)” hükmünü içermektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 29.04.2013 tarihinde ihtirazî kayıt ile 480 günlük askerlik hizmeti borçlanma bedeli tutarı olan 5.011,20 TL yi Kurum hesabına yatırdığı, Kurum kayıtlarına intikal eden davacı dilekçesi ile ihtirazî kayıtla 5.011,20 TL askerlik bedelinin ödeneceği, yurt dışında çalışmaya başlama tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olmasına ilişkin açtıkları davanın lehlerine sonuçlanması halinde yatırılan bedelin ferileri ile birlikte iadesinin Kurum"dan talep edileceğinin belirtildiği,..."nin 25/02/2014 tarih ve 2013/246 Esas ve 2014/278 Karar no lu ilamı ile “ davacının sigortalılık başlangıcının 05/05/1982 tarihi olduğunun tespitine, davacının tahsis talep tarihini takip eden 01/06/2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine” ilişkin karar verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle kesinleştiği, buna göre davacının 480 gün olan askerlik borçlanma hizmet süreleri de dahil edilerek toplam 7846 gün hizmetine karşılık 06.05.2013 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı, davacının yatırmış olduğu askerlik hizmeti borçlanması tutarının iadesi için Kurum"a başvurduğu, Kurum tarafından bu talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Somut olayda; borçlanma hak sahibi davacının askerlik hizmet borçlanması bedeline ilişkin olarak şarta bağlı ödeme işlemi gerçekleştirdiği ortadadır. Gerçekten, borçlanmada hukuki yararı bulunduğunu düşünen hak sahibi sigortalının, borçlanma iradesini içeren yazılı talebini açık ve anlaşılır olarak, herhangi bir şüphe ve tereddüt uyandırmaksızın Kurum"a yöneltmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacı tarafından şarta tabi olarak primi ödenmiş ve Kurum tarafından hizmetten değerlendirilmiş borçlanma hizmet sürelerinin, şartın gerçekleşmesi halinde iptali ile prim ödemesinin iadesini öngören bir ihtirazî kaydın (belli hakları kullanma hakkının saklı tutulması)ileri sürülmesinin bir kamu kurumu olan davalı taraf için geçerli olduğundan bahsedilemeyecektir. Kurum işlemi bu hali ile yerinde olup Mahkemece, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/11/2017 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.
...