16. Hukuk Dairesi 2015/19540 E. , 2018/2581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 121 ada 122 parsel sayılı 1.192,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, 25.04.2002 tarihinde satış nedeniyle davalı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 07.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 99,34 metrekarelik ve (C) harfi ile gösterilen 119,13 metrekarelik bölümlerin tapu kaydının iptali yargılama sırasında vefat eden davacı ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ... tespitinden önceki haklara dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın 07.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen temyize konu bölümlerinin murisinden intikalen ve taksimen kendisine kaldığını, 40 yıldır zilyet olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Davalı ... ise, çekişmeli taşınmazı kadastrodan sonra tapuda satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; çekişmeli taşınmazın 07.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen temyize konu bölümlerinin davacıya ait 121 ada 121 parsele dahil olması gerekirken, ... sırasında sehven davalı parsele dahil edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir. Yapılan iki ayrı keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinde kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, ne kadar süredir kimin kullanımında olduğu, çekişmeli taşınmaz bölümlerinde kim lehine kazanım şartlarının oluştuğu noktasında hüküm vermeye yeterli değildir. Öte yandan; 4721 sayılı TMK"nın 1023. maddesinde "Tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur", aynı Yasa’nın 1024/1. maddesinde ise "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" hükümleri yer almaktadır. Çekişmeli taşınmazı tespit maliki ...’den satın alan davalının çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyle ilgisinin bulunup bulunmadığı, bu köyde ikamet edip etmediği, davacı ve taşınmazı kendisine satan ... ile yakınlığı, taşınmazın bir bölümünün davacıya aidiyetini bilecek durumda olup olmadığı, yani 4721 sayılı Yasa’nın 1023. maddesi kapsamında iyi niyetli olup olmadığı hususlarında ise mahalli bilirkişi ve tanıklardan hiç beyan alınmamış, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut nitelikteki beyanlarına dayalı olarak karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; yaşlı, tarafsız, çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi aracılığıyla yapılacak keşifte, mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinde kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve ne zamandan beri kimin kullanımında olduğu, davacı ve davalıya ait parseller arasındaki sınırın neresi olduğu, sabit ve değişmeyen sınırlar bulunup bulunmadığı, davalının çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyle ilgisinin olup olmadığı, bu köyde ikamet edip etmediği, davacı ve taşınmazı kendisine satan ... ile yakınlığı, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinde davacı yararına kazanım şartlarının oluştuğunun anlaşılması halinde davalının taşınmazın bir bölümünün davacıya aidiyetini bilecek durumda olup olmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişinden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı ...’in temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.