3. Hukuk Dairesi 2016/14319 E. , 2018/5564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 22.05.2018 tarihinde davalı vekili Av. ... ... ile davacı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; 26.09.2010 tarihinde yapılan denetimde ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokakta benzin istasyonu işleten davalı şirketin kullandığı suyu atık su abonesi olmaksızın kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla uzaklaştırdığının tespit edildiğini, davalı şirketin 26.07.2008 tarihinde de aynı şekilde atık suyu kanalizasyona deşarj ettiğinin belirlenmiş olması nedeniyle ... Tarifeler Yönetmeliğinin 55. maddesi gereğince davalı şirket adına borç tahakkuk ettirildiğini, ancak davalı şirketin borcu ödemediği gibi aleyhine başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı; itirazın iptali davasının bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, esas yönünden ise 5 ayrı semtte akaryakıt bayiliği ve oto yıkama hizmeti verdiğini, ... "de bulunan akaryakıt istasyonundaki kuyudan su tankeri ile dava konusu akaryakıt istasyonunun da dahil olduğu üç akaryakıt istasyonuna su taşındığını, bu suyun istasyonlarda araba yıkamada ve benzeri işlerde kullanıldığını, taşınan suyun tüketim bedelinin 25.04.2011 tarihine kadar Keçiören"deki istasyonun atık su aboneliğinden ödendiğini, davacı idare tarafından 26.07.2008 tarihinde tutulan kaçak su tutanağı nedeniyle ödediği bedelin iadesi için ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın kabul edildiğini, ancak davacının mahkeme kararına rağmen aynı yerde üst üste işlemler tesis etmek suretiyle kanuna aykırı şekilde borç tahakkuk ettirdiğini savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.Mahkemece; dava konusu akaryakıt istasyonu ve ... "de bulunan akaryakıt istasyonundaki kuyudan 06.01.2011 tarihinde alınan su numunelerinin kimyasal özelliklerinin farklı olduğunun yapılan laboratuvar deneyleri sonucunda tespit edildiği, buna göre dava konusu akaryakıt istasyonunda kullanılan ve kanalizasyon hattına deşarj edilen suyun iddia edildiği gibi ... "deki akaryakıt istasyonundan getirtilmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davacı idarenin 26.07.2008 ila 26.09.2010 dönemi için 16.250 TL atık su bedeli, 1.300 KDV ve 32.500 TL cezalı atıksu bedeli ile 450,94 TL işlemiş faiz talep edebileceği gerekçe gösterilerek, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun toplam 50.500,94 TL alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın % 20"si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davalının abone olmamasına rağmen işyerinde kullandığı atık suyu davacı idareye ait kanalizasyon sistemine deşarj ettiği iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalının atık su abonesi olmamasına rağmen ürettiği atık suyu kanalizasyona deşarj ettiğinin 26.07.2008 tarihinde tesbit edildiğini, 26.09.2010 tarihinde yapılan ikinci tesbitte ise eylemin devam ettiğinin belirlendiğini, bu nedenle 26.07.2008 ila 26.09.2010 tarihleri arasındaki dönemde davalının atık su bedeli ödemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, işyerinde kullandığı suyu, atık su aboneliğinin bulunduğu başka bir işyerinden getirdiğini, bu nedenle atık su bedelinden sorumlu olmadığını, gerek aynı işyeri ile ilgili olarak davacı idareye bağlı görevliler tarafından 26.07.2008 tarihinde tutulan tutanak nedeniyle açmış olduğu davada, gerekse davacı idare tarafından diğer işyerleri ile ilgili olarak tutulan tutanaklar nedeniyle açılan davalarda suyun atık su aboneliği bulunan ... "de ki işyerinden getirtildiğinin belirlendiğini savunmuştur.Buna göre, uyuşmazlık; davalı şirkete ait işyerinde kullanılan suyun, yine davalı şirkete ait olup atık su aboneliği bulunan diğer işyerinden getirtilip getirtilmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için, taraflar arasında aynı işyerinde tutulan 26.08.2008 tarihli tutanakla ilgili dava dosyası ile diğer işyerlerine ilişkin dava dosyalarının incelenmesi gerekmektedir. Ne var ki, mahkemece; davalı tarafça delil olarak bildirilen iş bu dava dosyaları getirtilip incelenmemiştir.Hal böyle olunca, mahkemece; davalı tarafça delil olarak bildirilen dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Bundan ayrı, davaya ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarı aldırılan bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece; alacağın likit olmaması nedeniyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin kabulüne karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.