Abaküs Yazılım
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/12654
Karar No: 2016/1345
Karar Tarihi: 25.02.2016

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/12654 Esas 2016/1345 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı kiralayanın, kiracısı tarafından kiralanandan tahliyesi için açılan davada, dava süresinde açılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği belirtilir. Kiralananın, ihtiyaca dayalı tahliye davasının açılabilmesi için, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gereklidir. Kiralayanın, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmesi durumunda, dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Davanın süresinde açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi gerekmektedir. Kararda bahsi geçen kanun maddeleri ise Türk Borçlar Kanunu’nun 350/1 ve 353. maddeleridir.
6. Hukuk Dairesi         2015/12654 E.  ,  2016/1345 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

    Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar Dairemizin 29/05/2014 gün ve 2014/3059-7032 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
    Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait .....D:34"de bulunan daireyi Ekim 2011 tarihinde ( 21.11.2013 tarihli duruşma esnasında) 01.10.2011 tarihli aylık 1100,00 TL karşılığında bir yıl süreli kira kontratı ile kiraladığını, kira müddetinin sonra ermesi ile birlikte kiraya veren davacının kiracıya ihtar çekerek kira süresini uzatmak istemediğini ve ayrıca daireyi evlenmek üzere olan oğlu ...."e tahsis edeceğini bildirdiğini, bu bildirimlerin yazılı ve sözlü olarak defalarca yapılmış olduğunu, müvekkilinin evlenmek üzere olan oğluna tahsis edebileceği başka bir evi bulunmadığından ihtiyaç sebebi ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafına ihtar gönderilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine hüküm Dairemizin 29.05.2014 tarih 2014/3059 E.-7032 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.
    6098 sayılı TBK.nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
    Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
    Olayımıza gelince; Taraflar arasında imzalanan 01.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı davasını 21.11.2012 tarihinde açmış olup dava süresinde değildir. Davacı vekili dava dilekçesinde
    ... 9. Noterliğinin 22.08.2012 tarih ve 9115 sayılı yevmiye nolu ihtar suretini sunmuş, ancak Mahkemece bu hususta noterlik makamı ile yapılan yazışmalar sonucunda ihtarnamenin muhatap olarak kiracı ..."a keşide edilmediği, ihtarnamenin muhatap kiracının eşi ... olarak keşide edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bu ihtarname süreyi kesen geçerli bir ihtarname değildir. Ne var ki, davacı vekili dava dilekçesinde 22.8.2012 tarihinde iadeli taahhütlü olarak başka ihtar da gönderdiğini ileri sürmüş, dilekçe ekinde bulunan ihtarnamenin incelenmesinden adi yazılı olduğu ve bir tebligat bilgisinin olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının kendiliğinden dikkate alınması ve ihtar ile davanın sürede olacağı dikkate alınarak, dava dilekçesi ekinde bulunan 22.08.2012 tarihli, adi yazılı nitelikteki ihtarın tebliğ bilgisinin olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği bu defaki incelemeden anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.05.2014 tarih 2014/3059 E.-7032 K sayılı onama kararının kaldırılmasına, Mahkemenin 21.11.2013 tarih 2012/1144 Esas, 2013/927 Karar Sayılı hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 29.05.2014 tarih 2014/3059 E.-7032 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkemenin 21.11.2013 tarih 2012/1144 Esas, 2013/927 sayılı kararının yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

















    KK/PM/GBC

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi