Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/1151
Karar No: 2021/902
Karar Tarihi: 21.09.2021

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/1151 Esas 2021/902 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2021/1151 E.  ,  2021/902 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ :... Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23/11/2018 tarihinde verilen dilekçeyle inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27/06/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 29/01/2020 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

    Dava inanç sözlşemesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, 210 numaralı parselin tapuda davacının teyzesi olan ... adına kayıtlı olduğunu, oysaki bu taşınmazın davacı ile davalı arasında davalı tarafından birlikte parasının ödenerek alındığını, sonrasında ise her iki tarafça birlikte taşınmaza ikiz dubleks yapıldığını, davalının sonrasında tapunun yarı hissesinin davacıya devrine yanaşmadığını belirterek bu nedenlerle dava konusu taşınmazın taşınmaz üzerindeki davacıya ait ev ile birlikte davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın taraflarca birlikte 2009 yılında satın alındığını, ancak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca taşınmazın tarım arazisi olduğundan hisseli şekilde her iki taraf adına tapu kaydının yapılamadığından sadece aradaki anlaşma uyarınca davalı adına tapu kaydının oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince 29.01.2020 tarihli ek karar ile dava değeri itibariyle kesin karar verildiğinden reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ek kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
    1-“Taleple bağlılık ilkesi” kenar başlıklı 26. maddesinde; hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği; duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği,
    2-“İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” kenar başlıklı 341. maddesinde;ilk derece mahkemelerinin verdiği kararların hangilerine karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenirken anılan maddenin ikinci fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabileceği; alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği; alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı,
    3-“İstinaf dilekçesinin reddi” kenar başlıklı 346. maddesinde; istinaf dilekçesinin, kanuni süre geçtikten sonra verilmesi veya kesin olan bir karara ilişkin olması durumunda, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verileceği; bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; istinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosyanın, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderileceği, bölge adliye mahkemesi ilgili dairesince istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın yerinde görülmemesi durumunda, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemenin yapılacağı,
    4-“Temyiz edilebilen kararlar” kenar başlıklı 361. maddesinde; bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği,
    5-“Temyiz edilemeyen kararlar” kenar başlıklı 362. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin,miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlarının; bu tür kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği; alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkının bulunmadığı; ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer tarafın da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebileceği, hüküm altına alınmıştır.
    Tapu iptal ve tescil davalarında dava değeri dava konusu taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeridir.
    Bu sebeplerle, temyiz hakkının dava değerine veya hüküm altına alınan değerine göre belirlenmesi sırasında Kanununun 341. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri ile 362. maddenin ikinci fıkrası uyarınca istinaf ve temyiz sınırı belirlenirken tapu iptal ve tescil davalarında dava konusu taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerinin dikkate alınması kanuna, hukuka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme olacaktır.
    492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi gereğince “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men"i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.” (1) Sayılı Tarifede “Yargı Harçları” başlığı altındaki “III-Karar ve İlam Harcı” alt başlığında ise nispi harcın, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden belirleneceği belirtilmektedir.
    Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesinde açıklanmıştır.
    Buna göre dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir.
    Dava konusu olaya gelince: dava konusu 210 parsel sayılı taşınmaz tapuda 1970 m2 yüzölçümünde tarla vasfında ise de davacının beyanına göre taşınmazın üzerinde iki adet yapı mevcut olduğu iddia edilmiştir.
    Yukarıda açıklanan sebeplerle, mahkemece dava konusu taşınmazın değeri tespit edilip harç tamamlattırılmadan davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar karar tarihinde harçlandırılmış değer istinaf sınırının altında kalsa da, davacı dava değerinin çok daha yüksek olduğunu belirterek kanun yoluna başvurduğundan, dava değeri tespit edilmeden ve davacıya eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilmeden Kanunun 341. madde hükmü eksik ve hatalı değerlendirilerek, istinaf kanun yoluna ilişkin dilekçenin reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararının BOZULMASINA, istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın adı geçen bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 21.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi