Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1870
Karar No: 2019/9122

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2018/1870 Esas 2019/9122 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2018/1870 E.  ,  2019/9122 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : .... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

    Dava, Kurum işleminin iptali ile yersiz aylık borcunun olmadığının tespiti, İsviçre’de geçen çalışma sürelerine ait primlerin transfer işleminin iptali, mümkün olmaması halinde transfer edilen primlerden şimdilik 5.000,00TL’nin faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 01.08.1999 tarihinde 506 sayılı kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, bu işlem nedeniyle çıkarılan 83.190,61 TL yersiz aylık borcunun olmadığının tespitini, talebi üzerine İsviçre’de geçen çalışmalarına ait primlerin transferi işleminin iptali ile bu primlerin geri ...sosyal güvenlik kurumuna iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde şimdilik 5.000,000 TL’sinin, primlerin Kurum hesabına girdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
    II-CEVAP
    SGK vekili, davacı sigortalının 11.02.2013 günlü ...çalışmalarını gösterir hizmet cetveline göre ...çalışmaları ile Türkiye’de geçen ve bağlanmış aylığa esas alınan hizmetlerin çakıştığını, devamla Türkiye’de geçen çalışmaların geçersiz olması nedeniyle bağlanmış aylığın kesildiğini, zamanaşımı nedeniyle 19.07.2003-19.09.2013 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının geri ödenmesi için tahakkuk yapıldığını, Kurum işlemlerinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk derece mahkemesi, davacının, kesilen yaşlılık aylığına esas olan sigortalılık süresine ait davalı Kuruma yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
    B-BAM KARARI
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince, “...Somut olayda,
    A) Davacının 1986-1999 yılları arasındaki 2435 günlük 4/1-(a) bendi kapsamındaki çalışması ile ...çalışmasının çakıştığı, bu dönemdeki çalışmanın gerçek ve fiili bir çalışmaya dayalı olmadığı anlaşılmakla hizmet iptalinin yerinde olduğu, zira 506 sayılı Kanun"un 2/1 fıkrasına göre sigortalılık için hizmet akdine dayalı bir çalışmanın gerekli olduğu, davacıya 5033 prim günü üzerinden aylık bağlanmış ise de 2435 günün iptali ile 2598 prim gününün kaldığı, 5000 gün veya 3600 gün üzerinden aylık bağlanamadığı, davacının 506 sayılı Kanun"un 85"inci maddesine göre isteğe bağlı sigortalı sayılmasına imkan bulunmadığı, davacının isteğe bağlı sigortalı olmak yönünde bir iradesi bulunmadığı gibi gerçeğe aykırı bir hizmet bildirimine hukuken geçerlilik tanınmasına yol açacak biçimde iyiniyetli bir davranış olmadığı,
    B) Kurumun yersiz ödemeyi öğrenme tarihinin 01.07.2013 olması ve yersiz ödemenin sigortalının kasıtlı/kusurlu davranışından doğması nedeniyle 10 yıllık sürede ödenen (01.07.2003-01.07.2013) aylıkların yersiz hale geldiği, ancak prim transferinin gerçekleştiği 28.02.2013 günü itibariyle önceden aylık bağlanmış olması gözetilerek tekrardan aylık bağlanmasını istemesine gerek olmaksızın davacının (kendiliğinden) aylığa hak kazanması nedeniyle 01.03.2013 tarihinden itibaren Kurumca resen aylık bağlanması gerekmekte olup yersiz aylıkların 01.07.2003-01.03.2013 tarihleri arasındaki döneme ait olduğu, bu durumda davacının 01.03.2013-01.10.2013 tarihleri arasındaki aylıklardan (75.223,54 TL) sorumlu olmadığı,
    C) Davacıya 01.03.2013 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve yasal faiziyle ödenmesinin gerektiği, ancak davacıya zaten 01.10.2013 tarihine kadar aylık ödendiği anlaşılmakla aylıkların 01.10.2013 tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesinin gerektiği,
    D) Transfer edilen primlerin aylık bağlanmasında dikkate alınması nedeniyle sözleşmeye ve 3201 sayılı Kanun"a göre iadesinin mümkün olmadığı, üstelik davacının yurt dışı borçlanma dilekçesinde tüm süreyi borçlanmak istediğinden "davacının İşviçre prim transferi işleminin iptaline, bu mümkün olmaz ise davacıya İşviçre den transfer edilen primler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL nin Kurum hesabina girdiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine" karar verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla;
    Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile HMK"nın 353/1-b bendi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleri ile,
    “...1-Davacı vekilinin istinaf isteminin hmk"nın 353/1-b bendi uyarınca kısmen kabulü"ne
    2-... 5. iş mahkemesine ait 11.04.2017 gün ve 2014/408 e. 2017/162 k. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine,
    3-Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile,
    A) Davacının 01.03.2013 tarihinden itibaren yurt içi geçerli hizmet süresi ile transferi yapılan ...çalışmaları çerçevesinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,
    B) Davacının 01.03.2013-01.10.2013 tarihleri arasında ödenen 7.967,07 TL yaşlılık aylığı asıl alacağı ve faizinden sorumlu olmadığının tespitine, bu miktarı aşan menfi tespit isteminin reddine,
    C) Davacının yaşlılık aylığının 01.10.2013 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ay be ay işleyecek faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, aksi yöndeki Kurum işlemlerinin iptaline,
    D) Diğer istemlerin reddine,...” karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili, yaşlılık aylığına esas primler, davalı Kurumca yıllar önce tahsil edilip kullanılmışken sonradan iptal işlemi yapılamaz dava kabul edilmelidir gerekçesi ile,
    Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla, kararın bozulmasını istemiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi;
    2-Davacı sigortalı, 01.08.1999 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının davalı Kurumun hatalı değerlendirmesi sonucu kesildiğini, Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğini, talebi üzerine transfer edilen primlerin ...sosyal güvenlik kurumuna iadesini, mümkün olmaması halinde şimdilik 5.000,00TL sinin yasal faiziyle tarafına ödenmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yaşlılık aylığına esas çalışmaların fiili olmaması nedeniyle davalı Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince, prim transferinin gerçekleştiği 28.02.2013 günü itibariyle önceden aylık bağlanmış olması gözetilerek tekrardan aylık bağlanmasını istemesine gerek olmaksızın davacının (kendiliğinden) aylığa hak kazanması nedeniyle 01.03.2013 tarihinden itibaren Kurumca resen aylık bağlanması gerektiğinden bahisle yersiz aylıkların 01.07.2003-01.03.2013 tarihleri arasındaki döneme ait olması gerektiği, bu durumda davacının 01.03.2013-01.10.2013 tarihleri arasındaki aylıklardan (7.967,07 TL) sorumlu olmadığı, kesilen yaşlılık aylığının 01.10.2013 tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesinin gerektiğine karar vermiştir.
    Türkiye Cumhuriyeti ile ...arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşmenin 10a (3) maddesi primler Türkiye sosyal sigortalar kurumuna transfer olunur ve kurum primleri Türk mevzuatına göre yetkili sigorta kuruluşuna intikal ettirir. Bu primler ve bu primlere ilişkin süreler bir Türk aylığına hak kazanmada ve bu aylığın hesabında Türk primlerine ve sürelerine muadil sayılır. Transfer olunan primlerden Türk emeklilik sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiç bir menfaat sağlanmıyorsa, anılan yetkili kuruluş transfer edilmiş olan primleri ilgili kimsilere öder.
    5510 sayılı Yasa"nın “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28. maddesinde ise yaşlılık aylığının bağlanması için gerekli sigortalılık süresi, yaş ve prim ödeme gün sayısına sahip sigortalıya aylık bağlanabilmesi, sigortalının yazılı istekte bulunması şartına bağlanmıştır.
    Davacı sigortalı eldeki dava ile; 01.08.1999 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının ödenmeye devam etmesi gerektiğinin tespitini talep etmiş olup, tekraren yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle, Mahkemece, davacı sigortalının yaşlılık aylığı tahsisi için yazılı istekte bulunmasının gerekmediği, yaşlılık aylığı tahsis koşullarının oluşması halinde Kurum tarafından re’sen aylık bağlanması gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne şeklinde karar vermesi, 5510 sayılı yasanın 28. maddesine aykırı bulunmuştur. Davalı Kurum tarafından, davacının transfer edilen primlerine karşılık 5070 gün hizmet süresi ile Türkiye’de geçen ve iptal olmayan 23.09.1967-31.05.1999 tarihleri arasındaki 2566 prim ödeme gün sayısı olmak üzere toplam 7636 prim ödeme gün sayısına göre davacı sigortalıya tekrar yaşlılık aylığı bağlamak için yazılı isteğini alması, talebi takiben 01.05.2014 tarihinden itibaren aylık bağlaması işlemi ise yerinde olduğundan, davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yazılı biçimde tesis edilen kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ..."ün muhalefetine karşı Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ..."nın oylarıyla ve oyçokluğuyla 26.11.2019 gününde karar verildi.

    (M)



    T.Ö.
    K.Şefi: A. ÇETİNKOL





    MUHALEFET ŞERHİ

    Dava, yaşlılık aylığını iptal edip yersiz aylık borcu çıkaran 16.12.2013 günlü kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesi, kurum işleminin yerindeliğinden bahisle davanın reddine vermiştir.
    Davacı vekilinin İstinaf başvurusu üzerine...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce, kurum işleminin aykırılığından bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizce “…davalı kurum işleminin yerindeliğinden bahisle davanın red edilmesine..” yönelik olarak verilen bozma kararına aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum.
    İnceleme konusu somut olayda;
    a- 23.09.1967-31.05.1999 tarihleri arası yurtiçi SSK’lı çalışmaları olan toplam 5.033 prim gün sayısı üzerinden 01.08.1999 tarihi itibarıyla 506 sayılı Yasa’ya göre davacıya yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
    b- Davacı tarafından 22.09.2012 günü SGK’ya verilen 16.651.505, 16.651.527 ve 16.651.520 no’lu üç adet dilekçe içeriğiyle; ...primlerinin, Türkiye Cumhuriyeti ile ...Federal Konseyi arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10/a madde hükmü kapsamında transfer edilerek bu primlerin yaşlılık aylığında değerlendirilmesini ve bakiyesinin tarafına iadesini istemiştir.
    c- Davacının 1972-1999 tarihleri arası İsviçre’de geçen prim tutarlarının tamamı 28.02.2013 tarihinde davalı SGK hesabına intikal etmek suretiyle transfer işlemi tamamlanmıştır.
    d- Primlerin transferi üzerine davalı Kurum, Türkiye’deki yurtiçi çalışmalar ile İsviçre’de geçen çalışmaların çakışması üzerine, çakışmaya konu olan 2.435 gün yurtiçi çalışmayı geçersiz saymış ve yaşlılık aylığını başlangıç itibarıyla iptalle 19.07.2003-19.09.2013 arası dönem için 83.190,61 TL yersiz aylık tahakkuku yapmıştır.
    e- Bilahare davalı kurum, ikinci tahsis başvurusu üzerine davacıya 2.566 yurtiçi çalışması ve 5.070 gün çakışmaya konu aynı dönemdeki ...çalışmaları olmak üzere toplam 7.636 gün üzerinden 01.05.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığını tekrar bağlamıştır.
    Davanın yasal dayanaklarından olan 01.05.1969 tarihinde imzalanan ve 1452 sayılı Kanunla onaylanıp 01.01.1969 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile ...Federal Konseyi arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesine, 11.11.1980 tarihinde onaylanan ve 01.06.1981 tarihinde yürürlüğe giren ek sözleşmenin 1/2 maddesi ile eklenen 10/a maddesi “Türk vatandaşları ...yaşlılık ve ölüm sigortalarına kendileri için yatırılmış olan primlerin Türk sigortalarına transferini, ...malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları yardımlarından henüz hiç yararlanmamış olmaları ve Türkiye’ye yerleşmek üzere İsviçre’den ayrılmış bulunmaları koşulu ile talep edebilirler, ...primler Türkiye Sosyal Sigortalar Kurumuna transfer olunur ve bu kurum primleri Türk Mevzuatına göre yetkili sigorta kuruluşuna intikal ettirir. Bu primler ve bu primlere ilişkin süreler bir Türk aylığına hak kazanmada ve bu aylığın hesabında, Türk primlerine ve sürelerine muadil sayılır. Transfer olunan primlerden Türk Emeklilik Sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiçbir menfaat sağlanamıyorsa, anılan yetkili kuruluşa transfer edilmiş olan primler ilgili kimselere iade edilir” hükmünü öngörürken;
    Aynı sözleşmenin 28. maddesi ise “Uygulanan mevzuata göre, Akit Taraflardan birinin bir kurumuna belirli bir süre içinde verilmesi lâzım gelen dilekçe, bildirge veya müracaatlar, aynı süre içinde diğer Akit Tarafın ona tekabül eden bir kurumuna verildiği takdirde kabul edilir. Bu halde, mezkur dilekçe, bildirge veya müracaatı alan kurum, alındığı tarihi de belirtmek suretiyle, bunları, gecikmeksizin diğer Akit Tarafın yetkili kurumuna gönderir.” Hükmünü öngörmüştür.
    Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde;
    1967-1999 tarihleri arası yurtiçi SSK’lı çalışmaları olan 5.033 prim gün sayısı üzerinden 01.08.1999 tarihi itibarıyla 506 sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanan davacının; tahsiste esas alınan bir kısım yurtiçi çalışmaların İsviçre’deki çalışmalarıyla çakışması nedeniyle, çakışmaya konu çalışmaların iptaliyle 19.07.2003-19.09.2013 tarihleri arası dönem için yersiz aylık borcu çıkarılmış ise de; davacı tarafından 22.09.2012 günü SGK’ya verilen 16.651.505, 16.651.527 ve 16.651.520 no’lu üç adet dilekçe içeriğiyle, ...primlerinin, Türkiye Cumhuriyeti ile ...Federal Konseyi arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10/a madde hükmü kapsamında transfer edilerek bu primlerin yaşlılık aylığında değerlendirilmesi ve bakiyesinin istenmiş olması; giderek, davacının 1972-1999 tarihleri arası İsviçre’de geçen prim tutarlarının tamamının 28.02.2013 tarihinde davalı SGK hesabına intikal etmek suretiyle transfer işleminin tamamlanmış olması ve davalı kurumca, ikinci başvurusu üzerine, çakışmaya konu primleri transfer edilmiş aynı dönemde İsviçre’de geçen 5.070 günlük yurtdışı çalışması gözetilerek toplam 7.636 gün üzerinden 01.05.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmış olması karşısında; ikili Uluslar arası sözleşmenin anılan hükümleri de gözetilerek, primlerin transfer tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2013 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ile taraflara yüklenen hak borçların bu tarihe göre belirlenmesi, kaldı ki Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yıllardan beri istikrarlı uygulamasının bu minvalde bulunmasına rağmen Kurumun iptale dair işlemi sonrası yeniden tahsis başvurusuna aylık bağlanmasında koşul olarak arayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmayarak, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin yıllardan beri istikrarlı uygulamaları, içitihatları ile sosyal güvenlik ilkelerine uygun yaklaşım gösteren...Bölge Adliye Mahkemesi Kararının ONANMASI gerektiğini düşünüyorum.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi