3. Ceza Dairesi 2016/6339 E. , 2017/1395 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümleri ile silahlı tehdit suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın aşamalardaki beyanlarına, cd görüntüleri ve dosya kapsamına göre,sanığın katılana bıçakla saldırıp ardından kafa atmak suretiyle yaralama eyleminin bir bütün halinde silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında ayrıca silahlı tehdit suçunun oluşmayacağına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; 5237 sayılı TCK"nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK"nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu anlaşılmakla, temel cezanın TCK"nin 87/3. maddesine göre (1/6) oranında artırılması orantılı kabul edildiğinden tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
a)Katılanın aşamalardaki beyanlarına, cd görüntüleri ve dosya kapsamına göre,sanığın katılana bıçakla saldırıp ardından kafa atmak suretiyle yaralama eyleminin bir bütün halinde silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, olayda bıçak da kullanıldığından 5237 sayılı TCK"nin 86/3-e maddesi gereğince silah artırımı da yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK"nin 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 5237 sayılı TCK"nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/02/2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay tarihinde sanık ..."in müziğin sesini kısmasını isteyen müşteki ile çıkan tartışmada bıçakla yaralamaya teşebbüs edip, kafa atmak suretiyle müştekiyi kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Kavga sırasında birden fazla yumruk ve tekme atmak gibi her bir beden hareketi ayrı bir davranışı oluşturmakta ise de tüm bu bedeni hareketler tek bir fiil olarak kabul edilerek en ağır ve en şiddetli bedeni hareketten oluşan yara dikkate alınarak buna göre ceza tayin edilmektedir.
Olayımızda sanığın kafa atmak süretiyle mağdurun yaralaması şeklindeki bedeni hareket kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçunu oluşturmaktadır. Bunun dışında olayımızda tamamlanmış başka bir eylem söz konusu değildir.
Tamamlanan suçun gerçekleştiği olayda artık teşebbüs aşamasında kalan ikinci bir yaralama suçundan bahsedilemez.Sanık tarafından yapılan tüm bedeni hareketler sonucunda tek kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçu gerçekleştiğinden sadece bu suçtan hüküm kurulmuştur.
Tamamlanan kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçu gercekleşmemiş olsaydı bu taktirde teşebbüs aşamasında kalan suçtan bahsedilebilirdi. Tamamlanan suç sözkonusu olduğu için kesici aletle yaralamaya teşebbüs suçundan bahsedilemez.
Açıklamalardan anlaşıldığı gibi sanığın mağdura yönelik teebbüs aşamasından kalan eylemi ve tamamlanan bedeni hareketleri sonucunda sadece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçu oluştuğundan TCK"nin 86/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşı hükmün Onanması düşüncesindeyiz.