Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/9525
Karar No: 2016/2036

Yağma - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/9525 Esas 2016/2036 Karar Sayılı İlamı

6. Ceza Dairesi         2015/9525 E.  ,  2016/2036 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Yağma
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
    Soruşturma ve kovuşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda sanık ... yönünden duruşmalı olarak incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü;
    Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    1-) Oluş ve dosya kapsamına göre, mağdurun alınan beyanlarında, yaklaşık bir sene önce adını ... olarak bildiği ve şikayet ettikten sonra adının ... olduğunu öğrendiği sanığı arkadaşı ... aracılığıyla tanıdığını, internet kafede onun şifresi ile oyun oynadığını, bu süre zarfında sanığın kimsenin olmadığı bir ortamda kendisine bıçak ve silah gösterip para getirmesini istediğini, kendisinin de ailesine bu durumdan bahsetmeden babasının cebinden almış olduğu paraları götürüp sanık ..."e verdiğini,
    Bir keresinde de sünnetinden kalan kolyeyi annesinden habersiz alıp sanığa verdiğini, sanık ve arkadaşı ... ile birlikte kuyumcuya gittiklerini, kendisinin ve arkadaşı ...’un dışarıda beklediklerini, sanığın kuyumcuya girip kolyeyi 460 TL karşılığında bozdurduğunu ve paraların sanıkta kaldığı, daha sonra internet kafeye gitmeyi bıraktığını, sanığın kendisini telefon ile aramaya başladığını, en son şikayet etmeden bir gün önce sanığın kendisinden cadde üzerinde spor salonu açacağını ve para lazım olduğunu bu nedenle 200-300 TL para getirmesini söylediğini, kendisinin bu kadar parayı bulamayacağını söylemesi üzerine sanığın “getireceksin bu ayın 28’i öğlene kadar sana müddet veriyorum” diyerek para istediğini, eve gidip babasından habersiz cebinden 150 TL alıp sanığa verdiğini, bu durumu babasının fark etmesi ile şikayette bulunduklarını ileri sürüp,
    Sanığın aşamalardaki savunmalarında, İncirli’de bulunan...isimli internet kafeye 8-9 aydan beri gittiği ve mağdurun da buraya geldiğini, bir gün internet kafede oyun oynarken yanına gelen mağdurun aynı oyunu oynadığını söyleyip kendisinden şifresini istediğini, bunu olumlu karşıladığını, bir hafta sonra şifresinin değiştirildiğini anlayıp, bu durumu mağdura sorunca O’nun da ...’ın değiştirdiğini söylemesi üzerine, bu durumu ...’a sorduğunu, O’nun da bilmediğini ifade etmesinden sonra, bir hafta boyunca mağdurun internet kafeye gelip kendi şahsı üzerine oyun oynamak için yükleme yaptığını, haliyle 20-30-40 TL gibi parayı internet kafeye ödediğini, mağdurun annesini telefonla arayıp bu olayı anlatmak istediğini, zaman zaman internet kafeye gidişinde kendisini bir numaradan aradığını, bu numaranın annesine ait olduğunu öğrenip, bir keresinde de bu numaradan mağdurun annesini aradığını, cevap alamadığını, aradan birkaç gün geçince bu kez mağdurun dayısı olduğunu söyleyen ve adını söylemeyen bir şahsın kendisini telefon ile arayarak mağdurun internet kafede olup olmadığını sorduğunu, mağdurun o sırada internet kafede olması nedeniyle orada olduğunu söylediğini, dayısının mağduru telefona istediğini ancak mağdurun konuşmak istemediğini söyleyip uzaklaştığını, bu hususu dayısına ilettiğini, dayısının da "tamam, nasıl olsa eve gelir" deyip telefonu kapattığını, bunun dışında ailesi ile başka bir irtibatı olmadığını, şikayet edilmeden iki gün önce mağdurun babasının kendisini üst üste arayıp küfür edip, tehdit ettiğini ve "sen milletin çoluğunun çocuğunun parasını mı yiyorsun?" deyip küfür edip, karakola gidip şikayette bulunduğunu, mağdur ve babası tarafından şikayet edilmeden bir hafta kadar önce internet kafede herkesin bulunduğu bir ortamda hayalinin bir spor salonu açmak olduğunu, mağdurun da bulunduğu ortamda söylediğini, ancak bu konuda yardımcı olması için kimseden herhangi bir talepte bulunmadığını, haliyle de mağdurdan böyle bir istemi olmadığını, 200-300 TL ile spor salonu açılamayacağının aşikar olduğunu, mağduru 3-4 ay öncesi internet kafeden tanıdığını, bıçak veya silah şeklinde bir şey kullanmadığını beyan ettiği,
    Tanık ...’in ifadesinde, bir gün ... ile birlikte internet kafeye gittiklerini sanık ...’in de orada olduğunu, sanığın mağdur ..."a “para bulabilir misin?” diye sorduğunu, ..."un da bulamayacağını söyleyince bu kez sanığın "babanın cebinden al" dediğini, ertesi gün de ... ile birlikte internet kafeye gittiklerinde sanığın yanına oturduklarını sanığın ..."a “emaneti getirdin mi?” dediğini, ..."un da getirdiğini söyleyerek birlikte kalkıp köşeye gittiklerini, ancak para alışverişini görmediğini, daha sonra birlikte tekrar masaya geldiklerini, başka bir gün ..."un sanığa yuvarlak bir altın getirdiğini, birlikte çıktıklarını, kendisinin ve ..."un kuyumcudan biraz uzakta kaldıklarını sanığın kuyumcuya gittiğini ve altını bozdurduğunu, ancak ne kadara bozdurduğunu hatırlamadığını beyan ettiği dikkate alındığında;
    Bir malın cebir, şiddet veya tehditle alınmasıyla yağma suçu oluşur, her bir yağma eyleminin gerçekleştirilmesiyle ayrı bir suçun oluşacağı da bir muhakkaktır.
    Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (ispat) meselesi maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmaktır. Yani nasıl meydana geldiğini bilmektir. Olay belirlendikten sonra olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır.
    Hakim bugüne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi yerini belirliliğe terk eder.
    Konuyu meydana getiren deliller tek tek değerlendirildiği kadar hep birlikte değerlendirilmesi de mümkündür. Deliller bütünlük taşıyor, bir bütünün birbiri ile uyuşan ve birbirini tamamlayan parçalan ise bu hakiki delildir. Hakim geçmişte olduğunu ve nasıl olduğunu bilmeye mecburdur. Elindeki imkan, bu gündür. Bu günden maksat da, varlığını duygularımızla öğrendiğimiz şeylerdir. İşte “delil” budur.
    CMK"nın 217/2. maddesi gereğince, sanığa yüklenen suçun hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispatı mümkündür. Bütün ispat araçları delildir. Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştıracak araçtır delil.
    deliler, sanık açıklamaları, tanık açıklamaları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, kolluk, savcılık ve hakim tutanakları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve/veya ses kaydeden araçlarla açıklama ve belirtilen şekilde ayrıma tabii tutulabilinir.
    Ceza Muhakemesi hukukunda “delil serbestliği” ilkesi benimsenmiştir.
    Hal böyle olunca, öncelikle mağdur ve tanık ...can’ın beyanlarında geçen altın ve kolyenin satıldığı kuyumcunun açık kimlik bilgileri belirlenip, gereğinde yeminli beyanı alınıp, olay zamanı ve öncesini içerecek şekilde sanık ve mağdurun kullandığı telefon hatları iletişim kayıtları celp edilip incelendikten sonra,
    28.01.2015 tarihinden başlayıp bu tarihe kadar süren sanığın eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilip her bir fiil itibariyle cebir, şiddet ve tehditin ne suretle gerçekleştiği iddia, savunma ve deliller ile birlikte irdelenip, birinin diğerine üstün kılan nedenlerin denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılıp değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
    2-) Kabule göre de, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK"nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ancak, TCK"nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK"nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK"nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zounluluğu,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı Av. ...’ın duruşmada ve temyiz dilekçesinde, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... savunmanı Av. ...’ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 16.03.2016 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ..."nın katıldığı oturumda sanık savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi