20. Hukuk Dairesi 2015/15293 E. , 2017/3982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., 03.05.2005 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyü, Köy içi mevkiinde bulunan 3370,14 m² yüzölçümündeki taşınmazın genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığını, tapuda kayıtlı olmadığını, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, ... köyü, Sarıali mevkiinde bulunan 14.04.2006 tarihli fen bilirkişi krokisinde kenarı taralı çizgiler ile gösterilen Güneyi; ... yolu, Kuzeyi; taşlık, Doğusu; ... ... taşınmazı, Batısı; ... ..., taşınmazı ile çevrili 3244 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 07.10.2010 tarih ve 2010/6979 E. - 12024 K. sayılı ilâmı ile “...Eski tarihli memleket haritası, ... kadastrosu ve 2/B haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın kesinleşen ... kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 1953 yılında makiye ayrılan yerlerde 4753 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan tevzii işleminde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin tevzii paftasında taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, genel kadastroda yine taşlık ve çalılık niteliğiyle tapulama dışı bırakıldığı, eski tarihli memleket haritasında fidan ve çalı simgeli alanda gösterildiği bildirilmişse de, taşlık ve çalılık olarak genel kadastroda tapulama harici bırakılmasından sonra ancak imar ihya edilmek suretiyle zilyet edilebileceği düşünülmemiş, çekişmeli taşınmazın imar ihya edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği konularında yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmamış, ziraat uzmanı bilirkişinin teknik görüşü alınmamış, çekişmeli taşınmaz memleket haritasında denetime olanak tanımayacak biçimde (X) ile işaretlenmiştir.
O halde; dava konusu taşınmazın ... sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile Medenî Kanunun 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek ... mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü,
imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan ... (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın ... sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, taşınmazın gerek tevzii haritasında gerek tapulama paftasında taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılması nedeniyle, yerel bilirkişi ve taraf tanıkların taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli” denilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, 30/04/2010 tarih ve 2004/1 E.- 2010/1 K. sayılı İBK uyarınca maki tesbit komisyonlarınca tesbit edilen yerlerde tesbit tarihinden itibaren imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanıma olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu yapılan ..., ..."de bulunan ve Özlem Delibaş tarafından hazırlanan 01/02/2012 tarihli rapor ve ekindeki krokide kırmızı çizgi ile belirtilen 3.331 m² miktarındaki taşınmazın TMK"nın 713/6 maddesi uyarınca ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılan ve tapusuz olan taşınmazın, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen ... kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yapılan 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması 22.11.1974 tarihinde, aplikasyon ve 2896 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması 30.09.1985 tarihinde ve 3302 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması 13.04.1992 tarihinde ilân edilmiş ve dava tarihinde kesinleşmiştir.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 07.06.1963 tarihinde yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde tapulama dışı bırakılmış, genel kadastronun sonuçları 17.11.1978 - 18.12.1978 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş, kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Genel arazi kadastrosunda çekişmeli yer, paftasında taşlık olarak yazılmak suretiyle tapulama harici olarak bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın makiye ayrılan sahada kaldığından 30.04.2010 tarih 2004/1, 2010/1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemede, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılan ... tahdidi dışında bırakıldığı ve 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kaldığının belirlendiği, davanın özelliği nedeniyle maki tespit komisyonlarının yaptıkları işlemlerin niteliğinin belirlenmesinin zorunlu olduğu, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 sayılı Kanunla değişik 3116 sayılı Kanunun 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının kanunî ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğinin kabul edildiği, gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen ... kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilâmları kanunî değerlerini yitirirler. Makiye ayrılan yerlerle özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulardan başka tapulara değer verilemeyeceği (HGK"nun 27.02.2002/1-19 E.-97 K.). İçtihadı Birleştirme Kararı ile maki tesbit komisyonunca makilik alan olarak belirlenen alanlarda özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edildiği ve İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde açıkça maki komisyonlarınca yapılan işlerin sadece nitelik belirleme olup, ... dışına çıkarma işlemi olmadığı,
tahdidin kesinleşmesiyle ... olarak tapuya kayıt edilecek taşınmazın, makiye ayrılmakla tapusuz hale dönüşmeyeceğinin vurgulandığı, 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ise 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp ... tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanunla değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığının, teknik ve hukuki anlamda ... kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığının, 27/01/2009 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5831 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 6831 sayılı ... Kanununa eklenen ek 10. madde hükmünün maki tespit komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun uyarınca maki olarak tespit edilen yerlere de uygulanması gerektiğinin ve bunun sonucu olarak bu yerlerin tesbit tarihinden itibaren imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanılmasına olanak bulunmadığının kabul edildiği vurgulandığından, ... tahdidi kapsamı dışında bulunan taşınmazlarda 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı ve 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararlarının uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
O halde; yapılan bilirkişi incelemesi ile dava konusu taşınmazın ... tahdidinin dışında olduğu tespit edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere bu taşınmazlarda 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı bulunmadığından, mahkemece, işin esasına girilerek dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilip edinilemeyeceğine ilişkin olarak (karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri de dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ve 6831 sayılı ... Kanuna 5831 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen ek 10. madde hükmünün yanlış yorumlanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/05/2017 günü oy birliği ile karar verildi.