11. Ceza Dairesi 2016/9201 E. , 2018/7098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında mahkumiyet
Cumhuriyet savcısının temyizinin katılanlar ... ve ..."e karşı işlenen suçlar nedeniyle kurulan hükümlere yönelik olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-Sadeddin Ticaret isimli iş yerinde, evrak ve personelden sorumlu müdür olan ve 14.12.2012 tarihli Söke Jandarma Komutanlığı Uzmanlık raporuna göre, katılan ... adına 2008 ve 2009 yıllarında düzenlenen sözleşmelerin 84 tanesinde yazıların kendi eli ürünü olduğu sabit olan sanık ... Mengü"nün, iş yerinde düzenlenen sahte sözleşmelerden haberinin olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilmeden; suça konu iş yeri çalışanı olan sanık ... ve diğer çalışanlarının, sanık ..."ın suça iştiraki konusunda tanık olarak dinlenmesi, 84 adet sözleşmedeki yazıların sanığın eli ürünü olduğu da gözönüne alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile sanık ... hakkında beraat hükmü kurulması,
2-Sanıklar ... ve ..."ın, katılanlar ...,..., ... ve ... adına sahte GSM abonelik sözleşmelerinin düzenlendiği Sadeddin Ticaret isimli iş yerinin işletmecisi oldukları; sanık ..."in ise sözleşmeleri düzenleyen iş yeri çalışanı olduğu olayda; sözleşme ekinde bulunan kimlik fotokopisi incelenerek sözleşmeyi yapanın denetimini ortadan kaldıracak şekilde abonelik işleminin sahte kimlik kullanılarak yapılıp yapılmadığının tespiti ile tüm delillere göre suçun sübutu halinde; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu"nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu"nun 56. maddesindeki suçları oluşturacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK"nin 7. maddesi uyarınca ön ödeme önerisinde bulunması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, sanıklar Nurettin, Sadeddin ve Pelin hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Kabule göre ise;
a-)Belgede sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri ile zaman aralığı birlikte dikkate alınarak; suçun işlendiği tarihler saptanıp, sanıkların eylemlerinin ayrı suçları oluşturup oluşturmadığı ya da zincirleme suç niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b-)Sanıklar Sadeddin ve Nureddin hakkında özel belgede sahtecilik suçlarından hüküm kurulurken, kararın gerekçesinde “Sanıklar Nureddin ve Sadeddin"in üzerlerine atılı eylemi temyiz kudreti olmayan ve okuma yazma bilmeyen mağdurlara yönelik gerçekleştirdikleri anlaşıldığından asgari hadden ayrılarak teşdiden cezalandırılmalarına” ifadesine yer verilmesine rağmen, hüküm kısmında sanıkların, Mustafa, Ömriye ve Sultan"a karşı eylemleri nedeniyle 207/1. maddesi uyarınca temel cezaları belirlenirken “...alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek bir husus tespit edilemediğinden takdiren ayrı ayrı 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
c-)Sanıklar Pelin, Sadeddin ve Nureddin"in katılanlar Mustafa ve İbrahim"e karşı eylemleri nedeniyle, temel cezadan 5237 sayılı TCK"nin 43. maddesi uyarınca artırım yapılırken gerekçe kısmında "Pelin, Sadeddin ve Nureddin"in üzerlerine atılı eylemleri mağdurlar ... ve İbrahim"e yönelik olarak çok sayıda gerçekleştirdikleri anlaşılmakla TCK"nin 43. maddesi uyarınca cezalarının artırılmasına" ifadesine yer verilmesine rağmen, hüküm kısmında TCK 43. maddesi uyarınca artırım yapılırken sanıklar Sadeddin ve Nureddin için"sanıkların üzerlerine atılı suçu birden fazla müştekiye karşı işledikleri anlaşıldığından TCK"nin 43. maddesi gereğince takdiren" , sanık ... için ise "sanığın tek bir fiil ile birden fazla müştekiye karşı atılı suçu işlediği anlaşıldığından" denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
d-)Katılanlar Mustafa ve İbrahim"e yönelik eylemleri nedeniyle,uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 23.02.2010 tarih, 2009/6-230 Esas ve 2010/32 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; TCK"nin 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin hükmolunan hapis cezası süresinden az olamayacağının ve 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e-)Sanıklar Nureddin ve Sadeddin hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
f-)Adli emanetin 2013/126, 2012/244, 2013/2, 2013/97 sırasında kayıtlı suça konu abonelik sözleşmelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar Nureddin ve Sadeddin müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.